Seçim sath-ı mâili
Fenerbahçe Spor Kulübü’ndeki istikrarsız hal ve gidiş istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Yanlış tercihler sebebiyle hem teknik direktör hem de transfer edilen futbolculardan bir türlü beklenen verim alınamıyor, camiada sağlıklı bir özeleştiri ve yapılan hatalardan ders alma kültürü olmadığı için de “yapı” benzeri futbol dışı organizmalarla mücadele etmek mümkün olamıyor ve böylece sezonlar şampiyon olunamadan geçip gidiyor.
Yıllar önce Paşalı Birol’un tribünlere astığı; siyah-beyaz ve sarı-kırmızı harflerden oluşan “yapmayın, laga-luga, çene, bizler asla bekleyemeyiz on dört-on beş sene” pankartındaki ironi bir lanet olarak Fenerbahçe’nin üzerine çullanmış gözüküyor. İsmet Özel’in dediği gibi: “Allah adamı iddiasından vurur.” Demek ki ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin. Gurur ve kibir şeytanın en sevdiği günahlardan değil mi zaten?
Camia olarak önce hatanın nerede yapıldığını ve niye bir türlü düzeltilemediğini tespitle işe başlamak ve buna uygun çözüm stratejisi planlamak gerekirken halen daha sen-ben kavgalarından medet umarak, birlik-beraberlikten uzak, “ben varsam Fenerbahçe var, ben yoksam yok”, “ben Fenerbahçe’yim”, “en büyük........
