menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alevi hakikati ve demokratik barışın inşası

15 0
19.06.2026

Alevi inancında belki de en anlamlı gülbanklardan biri şu sözlerle dile getirilir:

“Ey can! Varlığın, birliğin, dirliğin daim olsun. Yolun arsıza, hırsıza, nursuza, pirsize düşmesin.”

Bu dua yalnızca bireye yöneltilmiş bir iyi dilek değildir. Aynı zamanda insanlığın binlerce yıllık toplumsal deneyiminin süzülerek ortaya çıkardığı bir yaşam felsefesidir. Bu sözlerde bir toplumun varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan temel ilkeler özetlenmiştir. Varlık, birlik ve dirlik; bir toplumun kendini korumasını, üretmesini, paylaşmasını, barınmasını, çoğalmasını ve geleceğe taşımasını ifade eder. Yolun arsıza, hırsıza, nursuza ve pirsize düşmemesi ise toplumun ahlaki, vicdani ve hakikat temelinden kopmamasını anlatır.

İnsanlık tarihi boyunca toplumlar yalnızca fiziksel olarak var olarak bugüne ulaşmamıştır. Toplumların sürekliliğini sağlayan şey, ortak değerler etrafında oluşturdukları yaşam ilkeleri ve bu ilkeleri kuşaktan kuşağa aktarabilme yetenekleri olmuştur. İlksel komünal toplumlardan günümüze kadar her toplumsal örgütlenme biçimi kendi varlığını koruyabilmek için karar alma, uygulama, dayanışma ve paylaşma mekanizmaları geliştirmiştir. Bu mekanizmaların özü ise birlikte yaşamanın kurallarını belirlemek ve ortak yaşamı güvence altına almak olmuştur. Alevilikte yaşamın temeli zor değil rızadır. Buyruk değil iknadır. Tahakküm değil ortaklaşmadır. Egemenlik değil hizmettir. Bu nedenle Alevilikte toplumun varlık yasası aynı zamanda özgürleşme yasasıdır. Alevi yolunda varlık, insanın ve toplumun kendi iradesiyle, kendi hakikatiyle ve kendi rızasıyla yaşamını kurabilmesidir. Rızanın olmadığı yerde........

© Yeni Yaşam