Kürt özgür olmadan Türk, Türk özgür olmadan Kürt özgür olamaz
Önce haberi okuyalım: “Mahkemenin CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararıyla parti yönetimine geri döndürülen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına “evet” dediği için pişman olmadığını belirtti. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ilişkin süreç ve milletvekili fezlekelerine de değinen Kılıçdaroğlu, Meclis’e gelen dokunulmazlık dosyalarında kaldırma yönünde tavır alacağını ifade etti. (…) Can Atalay’ın, Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var.”
Hani Demirtaş’ın uğradığı akıl almaz haksızlıktan pişman olmadığını söylemese, Kılıçdaroğlu’nu herkes aynı anda hem AKP’ye hem de CHP’ye muhalif bir “marjinal devrimci” sanacak. O halde soruları soralım:
Kimlerin dokunulmazlıkları kaldırılacak? Dokunulmazlıkları kim kaldıracak? Kaldırdığı zaman dokunulmazlığı kaldırılanları kim tutuklayacak? Dokunulmazlıklar kaldırıldığı zaman TBMM’de kim kalacak?
Soruları cevaplayalım: Dokunulmazlıklar sıraya konmuş ve kaldırılıyor. Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın ve onlarla birlikte, mesela program arkadaşım Tuğba Hezer’in vekilliklerinin kaldırılmasından sonra, şimdi sıra CHP’de. Özgür Özel dahil CHP’nin seçilmiş yöneticilerinin fezlekeleri TBMM’de ve Kılıçdaroğlu onların dokunulmazlığının kaldırılmasına........
