menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Türko, demokrato, vallahi bravo’

42 0
17.03.2026

Trump geçtiğimiz gün neredeyse bütün dünyayı savaşa davet etti. Öyle kalp simgeli, çiçekli, böcekli bir düğün davetiyesiyle değil. Ültimatomla; “ben müttefiklerime yardım ettim, onlar bana yardım etmiyor, bu NATO’nun sonu olur” mealinde bir ültimatom.

Muhatapları Almanya, İngiltere, Fransa gibi devletlerle, Amerikan üslerinin bulunduğu petrol zengini Körfez devletleri… Devasa askeri donanmasıyla Hürmüz Boğazı’na giremeyen ABD müttefiklerinden deniz gücü talep etmekte.

Acaba bu ültimatif davetiye Türk devletine de postalandı mı? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’ın ‘’İsrail sıra Türkiye’de diyor’’ diyerek yaptığı konuşmaya bakılırsa, davetiyenin Erdoğan’ın posta kutusunda beklediğini, İsrail’in “ya davetiyeye icabet et ya da sıranı bekle” demiş olduğunu söyleyebiliriz.

Erdoğan, kazara davetiyeye yanlışlıkla elini uzatırsa elinin yanacağını ve tıpkı Batılı devletler gibi “bu savaş NATO’nun savaşı değil, davetine icabet etmem” dediği gün sıranın Türkiye’ye geleceğini biliyor. O nedenle şu sıralarda Saray’ının posta kutusundan uzak duruyor. Batılı devletler ABD’nin baskısına, ültimatomuna hep bir ağızdan direniyor da Türk devleti onlar gibi direnebilir mi? Direnemez. Avrupa’nın “hasta adamı” Türkiye, nasıl Birinci Dünya Savaşı’na katılması için Almanya’nın baskısına direnemediyse, Osmanlı’nın son zamanlarına benzeyen bugünkü haliyle, eğer ABD kara harekatına karar verirse, AKP-MHP iktidarı tıpkı İttihat Terakki gibi kendini savaşta bulur. Mesela Kürecik’teki ve şimdi İncirlik’e de konuşlandırılmak üzere olan Patriot füzelerinin gövdesine, Erdoğan kendi eliyle tıpkı Alman zırhlısına Osmanlı bandırası çekildiği gibi,  “made in Türkiye Cumhuriyeti” damgası kazır, Patriotların düğmesine ise, tıpkı Yavuz zırhlısının, kafasına Osmanlı fesi geçirmiş Alman Kaptanı tarafından Sivastopol’u bombalaması gibi, Amerikan çavuşu basar. Tarih tekerrür eder ve Türkiye, Osmanlı’nın kaderini paylaşmak üzere dünya savaşına bir kere daha girmiş olur.

İşte bu “mukadder”........

© Yeni Yaşam