menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçekliği kim yönetiyor? Kürt meselesi üzerinden iktidarın yeni biçimi

7 0
16.12.2025

Zihniyete karşı mücadele, en zor olanıdır. Çünkü düşmanı görünmezdir. Tek bir karargâhı yoktur. Bir bayrağı yoktur. Günlük dilde, haber başlıklarında, akademik kavramlarda yaşar. Ama aynı zamanda en kalıcı mücadele de budur. Çünkü bir kez “normal” sorgulanmaya başlandığında, iktidar en sağlam zeminini kaybeder

Sinan Cudi

“İktidar, artık insanları yönetmekten çok, gerçekliği nasıl algılayacaklarını yöneterek çoğalır.

Bu yüzden mücadele de yalnızca devlete, orduya ya da diplomasiye karşı değil; zihniyete, dile ve ‘normal’ denilen şeye karşıdır.”

Bu cümleler soyut bir teori iddiasından çok Kürt meselesinin yüz yılı aşkın hikâyesini tek hamlede açıklayabilecek bir anahtardır. Çünkü Kürtler en çok tanımlarla yenilmeye çalışıldı. İsyancı denildi, eşkıya denildi, bölücü denildi, terörist denildi. Her dönem başka bir kelime, ama hep aynı işlev: Kürt gerçekliğini belirli bir çerçeveye hapsetmek.

Burada mesele yalnızca baskı kurmak da değil. Asıl mesele, bu baskının nasıl normalleştirildiğidir.

Devletler Kürtleri sadece yönetmedi; Kürtlerin ne olduğu, ne istediği, neyi hak ettiği konusunda da karar verdi. Daha doğrusu, bu kararları “doğal gerçeklik” gibi sundu. Böylece Kürt meselesi bir politik sorun olmaktan çıkarılıp bir güvenlik başlığına, bir kamu düzeni problemine veya bir “geri kalmışlık” anlatısına dönüştürüldü.

İktidar tam da burada çoğaldı.

Çünkü bir noktadan sonra bu dili yalnızca devlet konuşmadı. Akademisyenler, gazeteciler,........

© Yeni Yaşam