menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletin aklı ve mahşerin üç atlısı

19 0
06.06.2026

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması ve seçimle gelen Özgür Özel’in yerine mahkemenin atadığı Kılıçdaroğlu’nun başkan koltuğuna oturmasını Erdoğan, CHP’nin iç meselesi olarak değerlendirerek durumun kendileriyle ilgisinin bulunmadığını söyledi. Özel ise salı günü Meclis Grup Toplantısı’nda tüm yaşananların 19 Mart 2025’te İBB ile başlayan AKP/saray operasyonun devamı olduğunu ve bunu CHP’nin iç sorunu değil Türkiye’nin demokrasi meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

31 Mart 2024 seçimlerinde birinci parti olmasıyla birlikte CHP’yi yöneten kadronun AKP/saray iktidarı için tehdit haline geldiği ve operasyonların bu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik olduğu aşikârdır. Dolayısıyla hukuki ve ahlaki mesneti olmayan bu operasyonların Özel’in dediği gibi otoriter rejimi daha da güçlendirmeyi amaçlayan bir demokrasi sorunu olduğu da ortadadır. Ancak AKP/saray rejiminin Türkiye demokrasisinde açtığı gediğin miladını 19 Mart’tan başlatmak kimi gerçeklerin gözden kaçmasına yol açabilecek eksik bir değerlendirmedir. Zira AKP/saray otokrasisinin inşa sürecindeki en önemli nirengi noktasını, bundan tam 11 yıl önce 7 Haziran 2015’te yapılan seçimlerin sonrasında yaşananlarda aramak gerekir.

Anımsanacağı gibi, 7 Haziran’da -seçim sistemindeki tüm adaletsizliklere, baskılara rağmen- HDP yüzde 13’ün üzerinde oy alırken, bir önceki seçimlere göre yüzde 9 oy kaybeden AKP, ilk kez tek başına iktidar olma olanağını kaybetmişti. Kürtlerin ağırlıkta olduğu bir partinin barajı geçerek parlamentoda en fazla milletvekiline sahip üçüncü........

© Yeni Yaşam