menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne oldu şimdi peki?

13 0
25.11.2025

Meclis Komisyonu, sonunda İmralı adasına ziyareti gerçekleştirdi ve böylece yıllardır tekrarlana tekrarlana alay konusu olan “koster bozuk”, “hava kötü” yalanları bir kez daha teşhir oldu. İsteyince oluyormuş demek ve oldu. Şüphesiz bu, Kürtler açısından çok ciddi bir aşama. Türkiye Cumhuriyeti’nin Meclis’i, son Kürt isyanının liderinin tabiri caizse ayağına giderek ilk kez doğrudan, yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdi. Bu, görevli devlet memurlarının görüşmesinden farklı olarak siyasetin yaptığı bir şey ve önemli.

Ama sanırım, görüşmeden önce olanlar da hayli önemli. Geçen yılın 1 Ekim’inden beri, normal bir CHP yöneticisinden beklenmeyecek şekilde Kürtlerle ve süreçle ilgili negatif cümle kurmamaya çalışan, DEM Parti ile belli bir dirsek temasını (karşı tarafın da esnekliğiyle) koruyan, muhtemelen bunun için partideki sabunlukların baskısına da direnen Özgür Özel, (sözcük affedilsin ama) batırdı! Halk deyişindeki “bir çuval incir” lafı sanırım tam olarak böyle bir şey.

Şimdilik mesele geçip gitmiş gibi görünüyor ama bu ahmaklığın yaratacağı karanlıkla asıl gelecek günlerde yüzleşeceğiz. Böylece büyük bir yarılma oluştu çünkü. Tabii ki bunun sorumlusu Kürtler değil, tam da CHP’nin kendisidir. Ama müsebbibi kim olursa olsun bu bir sorun. Daha net söyleyeyim, tam da Erdoğan’ın istediği gibi davranarak Kürtlerle CHP arasındaki mesafeyi ciddi şekilde açan bu karar, sadece CHP meselesi değil artık.

Gördüğüm kadarıyla, (aklı başında olduğunu düşündüklerim de dahil) Kürt arkadaşların bir bölümü durumdan memnun gibi. Öcalan’ın CHP ısrarını ve sürecin toplumsallaşması isteğini hiç anlamayan, esasen Öcalan’ı da günahı kadar sevmeyen, hayatında bir defacık HDP’nin DEM Parti’nin kapısının önünden geçmemiş olan ‘hariçten gazel’ okuyucularını zaten hiç saymıyorum. Vallahi ona bakarsan,........

© Yeni Yaşam