Tarifi anlatılamayan bir iz kaldı
Zindanın şartları, bazı şeylere yani sevinçlere veya acılara zamanında ortak olmaya, onları paylaşmaya olanak vermiyor. Birçok keyfi iletişim kısıtlılığı veya ziyaret kısıtlılığı ile karşılaşabiliyoruz. Hüseyin Aykol hocamızın rahatsızlandığı dönemde çok istesek de yazamadık
Hüseyin Aykol / İçeriden
Konya/Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulmakta olan İhsan Bulut, Ramazan Çetedir ve Erhan Taşkan 5 Ocak 2026 tarihli mektuplarında şöyle diyorlar: “Gazete okuma alışkanlığını zindanda edindik. En sevdiğimiz, hatta sevdiğimizi hissettiğimiz tek gazeteciydi Ape Hüseyin. İçerden haberleri ilettiği köşesini merakla beklerdik. Sorunlarımızı ilettiğimiz, yazdığımız yazıları ilettiğimiz Ape Hüseyin, bizim için bir gazeteciden çok daha fazlasıydı. Vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Gerçekten üzüntümüzü tarif edecek bir kelime bulamıyoruz. Sizlerin şahsında değerli ailenize, özgür basın emekçilerine ve bütün mücadele yoldaşlarına baş sağlığı diliyoruz. Başımız sağ olsun.
Ape Hüseyin 24 Ekim 2024 tarihinde bize kitap yollamıştı. Kendi dilimizde okuyabilelim diye Kürtçe yollamıştı. Lakin o kitaplar bize verilmemişti, alabilmek için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Bu kitapların bizim için artık çok daha farklı bir yeri var ve o kitapları mutlaka alacağız. Biz bu zindanda üç arkadaş kalıyoruz. Bu kısa mektupla Ape Hüseyin’in vefatından duyduğumuz üzüntüyü ve başsağlığı dileklerimizi size iletmek istedik. Tekrardan başınız/başımız sağ olsun.”
***
Samsun-Kavak S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulmakta olan Rıdvan Tanış, 25 Ocak 2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor:
“Nasıl anlatabilsem seni
Beni sen yapan seni
Seni benden alan beni
Beni benden öldüren seni”
Mektubunuzu aldım, teşekkürler. Nefes gazetesinden değerli Hüseyin arkadaşın yüreğimize yolculuğunu öğrendik. ‘Ateş kelebeği’ şiirinden bir kesit aldım, çok anlamlı olduğunu düşündüğüm ve yıldızlaşan arkadaşım için, yazılmış değerli birkaç cümleden oluşur. Elbette ki, bir acının tarifini ne kalemin mürekkebi ne de bir enstrümanın melodisi yapar.
Kederli haberi öğrendik, saygıyla emek dolu yaşamını andık. Siz değerli arkadaşların ve demokratik özgür basın emekçilerinin başı sağ olsun. Toprağı bol olsun. Mekânı cennettir. O, yüreğimizin en derin yerinde daima duruşuyla olduğu gibi kalacak. Sizlere sabır diliyorum. Ben ve buradaki arkadaşlar adına kabul ederseniz memnun oluruz. Dirençle kalın.”
***
Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulmakta olan Bager Sayak, 26 Ocak 2026 tarihli, siyasi tutsaklar adına........
