Dış mihraklar!
Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar geçen yüz yıllık zaman diliminde, müesses nizamın dışında olan her hareket ve düşünce önce “dışardan gelen cereyanlar” sonra da “kökü dışarda dış mihraklar” olarak tanımlanmış ve her daim üzerine gidilmiştir. Kurulu düzenin ve devletin sahipleri, kendi denetimleri dışındaki her itirazı ve mücadeleyi sadece şiddetle bastırmamış aynı zamanda manipüle etmek için bu tür kavramlar icat etmişlerdir.
Gerek halkın kendiliğinden hak temelli ve gerekse de komünistlerin, devrimcilerin, Kürt yurtseverlerinin öncülüğünde siyasal mücadelelerinin, halkın bilincinde bir sıçrama yaparak kendi düzenlerini tehdit etmemesi için bu hareketler, gayri meşru gösterilmeye çalışılmış ve bu mücadeleler; “cennet vatanımıza dışardan sokulmuş” ve “birlik ve beraberliğimize düşman” hareketler olarak propaganda edilmiştir. Günümüzde bu kavramlara bir de “terörizm” eklenmiş durumdadır.
Hakkına sahip çıkan, politik bir talepte bulunan ya da iktidarın herhangi bir politikasını eleştiren ve dahası bunu eylemle ifade eden herkes “terörist” olarak tanımlanır olmuştur. “İktidar namlunun ucundadır” bilinciyle yürütülen silahlı mücadele ise daha başından “terörizm” olarak yaftalanarak, son derece haklı ve meşru olan devrimci şiddetin halkın bilincinde yer etmesi ve bir sıçrama yaratması engellenmeye çalışılmıştır.
7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO toplantısı öncesinde yaşananlar ise bize “dış mihraklar”ın........
