Çürüyen mutluluklar
Hatırlanan mutluluk bir an gelir bir hapishaneye dönüşür. İnsan yaşadıklarının kabusuyla bir gün uyanır. Sırra kadem basan bir anı, bir ömrü esaret altına alır. Geçen yılların yıpratan sessizliği elbette bir gün sesini yükseltir ve bir çığlık olup yankılanır, zamanlara aldırmadan hem de. Kırılan bir ayna, tüm sırlarını paramparça eder.
Bildik, sonra da bildiklerimizi gördük. Gördük, sonra gördüklerimizi öğrendik. Öyledir hayat, sonralar gelir tüm öncelerin önüne setler çeker. Başlangıçlar bazı sonlara yetişir, sonlar bazı başlangıçları erteler. Olması gerekenler olmazların cehenneminde küllere döner. Gitmek bazen bir cevaptır, soruları yolundan döndürür.
Durakları var yaşamın, bekleme yerleri, temaşa etme yerleri ve basıp gitme yerleri. Yükseklere çıkıp kuyulara varmak diye bir şey var. Dağların doruklarına çıkıp uçurumlarda kendini görmek var. Beklenmedik her an bizimdir ve bizimledir diye bir kehanet, hayatın gerçeği olup yaşama karışır, belki de kavuşur.
Güzergahı yok yaşamın, haritası ya da........
