Kavramların dili
Köklerinden koparılan kavramların sonradan kazandırılan içeriklerle; insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışan hiyerarşik devletçi yapı tarafından, bugüne kadar her şeyin değişmesine rağmen; ısrarla korunmak istenmesinin gerekçesi burada belirginlik kazanmaktadır
Afşin Aybar
Günlük yaşamda, siyasal değerlendirmelerde ya da herhangi bir nitelemede bulunulduğunda kullanılan kavramlar vardır. Bu kavramlar belirli anlamlarla yüklü kılınmışlardır. Herhangi bir sorun gündeme geldiği zaman, bunu anlatmak için bu kavramları kullanmak yeterli gelmektedir. Ne anlatılmak istenmişse; o kavram kullanıldığı zaman, muhatapları tarafından anlaşılan da buna göre belirlenmektedir.
Doğada, toplumda bulunan her şey gibi; kavramlara yüklenen anlamların da değişime uğraması, zenginleşmesi kadar doğal bir şey yoktur. Ama bu gerçeğe rağmen, her şeyin değiştiği koşullarda kavramlar yine eskisi gibi kullanılmaya devam etmektedir. Bilim artık Newton fiziğine göre değil; Kuantum fiziğine göre hareketi ele alıp değerlendirmektedir. Yaşanan böyle bir gelişim içinde, ne eski kavramlarla var olanı anlamak ne de o kavramlara yüklenen anlamlarla doğru olanı anlatmak olanaklı görülmektedir. Bugün doğru olarak bildiğimizin, yarın eksik bulunacağı gerçeği de kavramların kazandığı içeriğe uygun kullanımın gereğini yeterince açığa çıkartmaktadır.
Bilimsel alanda yaşanan gelişmeler, nesneleri açığa çıkan gerçekleriyle yeniden tanıma ve tanımlamayı neden olurken; bakış açısında yaşanan zenginleşme ve değişim de tarihe yaklaşımda, toplumsal ve siyasal olayları ele almada, kullandığımız kavramlara yüklediğimiz anlamlarda farklılaşmayı beraberinde getirmektedir.
Kullandığımız kavramların çoğu ele alındığında, daha çok batı medeniyetinin izleri görülmektedir. Batı medeniyeti de ağırlıklı olarak Yunan site........
