menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörizm ve Asimetrik Savaş: Stratejileri, Hedefleri, Nedenleri

6 0
25.02.2026

Özel Sayılar İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI Mayıs 2019 Özel Sayısı

İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI

Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı

DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI

Mayıs 2019 Özel Sayısı

Terörizm ve Asimetrik Savaş: Stratejileri, Hedefleri, Nedenleri

Terörizm, tarih boyunca birçok medeniyette kan dökmüş ve halen dökmeye devam etmektedir. Günümüzde bile dünyanın birçok yerinde farklı inançları olan terör grupları mevcuttur. Tüm dünyada teröre karşı “sıfır tolerans” adımının atılması 11/09/2001 saldırılarından sonra başlamış fakat başarılı olmak bir yana dünyayı daha fazla kan gölüne çevirmiştir. 11/09/2001 saldırıları sonucu, terör gruplarının ne derece tehlikeli olabileceği kanıtlanmış, fakat Batılı devletler ısrarla terör örgütlerine gerek finansal gerek silah yardımında bulunmaya devam etmektedir. Terör saldırılarının masum insanları hedef alması, toplum üzerinde uzun vadeli psikolojik travmalara, güven kaybına ve sosyal dokularda onarılması güç zaralar vermektedir. Terörle mücadelede yalnızca askeri yollarla mücadele etmek sorunu çözmek için yeterli değildir. Terörizmin köküne inilmedikçe ve bu kökler kurutulmadıkça dünya bu küresel sorunla baş başa kalmaya devam edecektir.

Literatürde terörizm, siyasal hedeflere ulaşmak için şiddete başvuran, siyasal süreci hedefleyen şiddet eylemleridir.[1] Terörizm dini, etnik, ideolojik vb. birçok motivasyonlar ile ortaya çıkmaktadır. Şiddet yolu ile toplumda korku ve panik yaratarak yıldırmayı hedefler. Terörizm yolunu seçen kişiler genellikle bir toplumda azınlık olarak bulunan kişilerin tercih ettiği bir yoldur.[2] Amaçlarını siyasal yoldan çözmek yerine, şiddet yolunu seçen bireyler, ya propaganda yolu ile beyinleri yıkanmakta ya da toplumda yaşadığı dışlanmışlık hissi ile öz nefret beslemektedir. Terör genellikle ara dönem mücadele yöntemidir, barış dönemi dahi olsa da gayrinizami harp tekniklerini uygulanmaya devam ederler.[3] Terör örgütleri çoğunlukla başka devlet ya da devletler tarafından örtülü veya açık açık açık destekleme yoluna gitmektedirler. Bu sayede sömürgeci devletler terörü sömürmeyi planladıkları ülkede bir araç olarak kullanarak, onları daha güçsüz bir hale getirir ve maşa görevi gören terör örgütleri topluma karşı psikolojik harp teknikleri uygulayarak kolay yem haline getirirler.[4]

Terör Örgütü Nedir ve Neyi amaçlar?

Devlet dışı oluşumların terör örgütü olarak nitelendirilmesi için birkaç faktör vardır. Bunlardan birincisi, katı hedef[5] ya da yumuşak hedef[6] olarak nitelendirilen hedeflere saldırılar düzenlemesi, belirli bir siyasi amaç ve motivasyonlara sahip olması gerekmektedir[7]. Terör eylemlerinin amaçlarından biri toplum üzerinde korku ve panik yaratmak, siyasilere ve hükümete siyasi mesajlarını ve isteklerini iletmek için terör saldırılarını gerçekleştirmektedirler.

Terör örgütlerinin amaçları çok değişkenlik gösterir ve hangi motivasyonla bu yola başvurduğuna bağlıdır. Terör örgütleri inandıkları amaçlar doğrultusunda gruplara ayrılmaktadır. Bu gruplar ise şöyledir;

1-) İdeolojik Terörizm: Siyasi düşüncelerinde haksızlığa uğradıklarını iddia eden ya da savaş ilan ettiği ülkedeki rejimleri değiştirmeye çalışan, terör grupları tarafından benimsenir. Sağ ve sol görüşlü örgütler bu kategoriye girmektedir.

2-) Etnik ve Ayrılıkçı Terörizm: Bulundukları ve faaliyet gösterdikleri ülkede eşit olmadıklarını, sömürüldüklerini iddia eden azınlıklar tarafından benimsenir. Genellikle bağımsızlık ya da kendilerine ayrıcalık gösterilmesine dair talepleri bulunmaktadır.

3-) Dini Terörizm: Bu grup küresel çapta son yıllarda çok fazla saldırıya imza atmış ve dünyada en fazla bulunan gruptur. Bu grup, din özgürlüklerinin olmadığını, kısıtlandığını ya da rejimin dini kurallara uymadığı ve din kuralları çerçevesinde yönetilmek isteyen şahıslar tarafından ortaya konulmaktadır. Yaptıkları saldırıları dini bir meşruiyet zeminine oturtarak yaptıkları saldırının “hak” olduğu iddiası ile taraftar toplamaya ve desteklenmeyi amaçlar.

Birçok kişi ve kategorilere devlet teröründe eklemektedirler fakat devletlerin kendi toplumuna veya başka toplumlara karşı uyguladıkları saldırılar ve şiddetler terörizm olarak nitelendirilmesi yanlıştır, çünkü terör devlet dışı aktörlerin oluşturduğu bir oluşumdur ve sürdürebilir bir savaş için yeterli kaynaklara sahip değildirler. Ayrıca terörün bir devlete karşı yapılmış olması ve bir araç görevi görmesi gerekmektedir.

 Terör ve Anarşizm çok sık kullanılan kavramlar olup birbiri ile karıştırılmaktadır. Anarşizm her ne kadar bir ideoloji olsa da terörün beslendiği ve geliştiği bir kaynaktır. Anarşi; yasaların olmadığı, devlet otoritesini kabul etmeyen, insanların kendi kendini yönetebileceğine inanan bir ideolojidir. Terör devlet otoritesinin olmadığı veya zayıf olan bölgelerde ortaya çıkar ve bu boşluk sayesinde kendilerine taraftar ve güç toplamaktadırlar. Yasaların olmadığı, denetleyici bir mekanizmanın bulunmadığı, kargaşa ve kaos düzeni, terör örgütleri için biçilmiş bir kaftandır. Anarşi sayesinde kendilerine zemin hazırlayan ve yükselen terör örgütleri, anarşi ve anarşi düzeninin yok olmadığı sürece terör sorununu çözmek mümkün değildir.

Terörizm Savaş Mıdır, Mücadele Midir?

Savaşlar, iki farklı devlet arasında gerçekleşmekte ve angajman kuralları[8] çerçevesinde icra edilir, fakat devletler sonuca hızlı ulaşmak veya farklı sebeplerden ötürü angajman kurallarını ihlal ettikleri görülmüştür. Terörizm ise hiçbir kuralı olmayan, çocuk, yaşlı, kadın fark etmeksizin, kendini savunabilecek durumda olmayan kişileri doğrudan hedef almaktadır. Terör örgütleri için kuralsızlık temek faktördür, her türlü silah sisteminin yumuşak hedeflere karşı kullanıldığı ve toplumda korku, panik yaratmayı amaç belirleyen terör grupları ile devletler savaşmaz, mücadele etmektedir.

Terör Örgütleri Neden Sıklıkla Sivilleri Hedef Almaktadırlar?

Terör örgütlerinin sivilleri hedef almasında başlıca iki nedeni vardır;

1-) Terör örgütleri, düzenli ordular karşısında yetersiz kaldıkları için katı hedeflerden daha kolay olmaları ve saldırılarındaki maliyetleri en aza indirme ve düşman gördükleri devletin maliyetlerini arttırmak için sivilleri hedef almaktadırlar.[9]

2-) İdeolojilerini ya da amaçlarını temsil ettiğini öne sürdüğü grupların meşruiyetini kazanmak için sivilleri hedef almaktadırlar. Ayrıca bir diğer nedende örgüte destek vermediği gerekçesi ya da temsil ettiğini söylediği etnik, dini ve ideolojik gruba mensup olmayan kişileri “öteki” olarak kabul etmelerinden dolayı sivilleri hedef aldıkları sık sık gözlemlenmiştir.[10]

Ülkemizde de meydana gelen terör saldırılarını sonucunda, PKK terör örgütünün önceliği, az kayıp yaşayacağı ve Türkiye’nin en fazla kayıpla vereceği hedeflere yöneldiği tespit edilmiştir[11]

Terör ve Gerilla Kavramı

Terör örgütü üyeleri “gerilla” olarak tanımlanır veya haber bültenlerinde vb. yerlerde bu terim kullanılmaktadır. Terör örgütü üyelerine “gerilla” denilmesi yanlıştır çünkü, gerilla Fr. Guerre (harp) sözcüğünden türetilmiş olup, küçük savaş anlamına gelmektedir. Gerilla genellikle askeri birliklerin bir parçası ve askeri hedeflere karşı kullanılmaktadırlar. Gerillalar askeri birliklerin birer parçası olduğu için angajman kurallarına uyma mecburiyetindedirler fakat teröristler ise hiçbir kurala tabii olmayan, hedef gözetmeden saldırılarda bulunan kişilerdir.[12]

Asimetrik Savaş ve Terörizm İlişkisi

Asimetrik savaşta kuralsızlık ve bilinmezlik temek faktörlerdir. Bundan dolayı tehdidin nereden ve ne zaman geleceği belirsiz olduğu için terör örgütleri için kullanılabilecek bir savaş türüdür.[14]

Asimetrik savaş; kuralsızlığın ve her türlü şiddet yolunun kullanıldığı, gayrinizami harp teknikleri ve her türlü silah sisteminin kullanıldığı, örgüt ya da devlet dışı oluşumların devletlere karşı yürüttüğü silahlı mücadeledir[15]

Bir savaşın veya mücadelenin asimetrik savaş sınıfına girebilmesi için, tarafların arasında güç dengesizliğinin bulunması ya da hedef açısından birbirinden farklı ve eşit olmamaları durumunda mücadele asimetrik savaşa evrilir[16]. Asimetrik savaş ile mücadele edebilmek için güçlü bir istihbarat ağı, gelebilecek her türlü tehdide anında ve öncesinde müdahale edebilme, psikolojik harp konusunda donanımlı olmak gerekmektedir.

Terör Örgütleri Neden Asimetrik Savaş Metodunu Kullanır?

Terör örgütleri kendi ekonomisi, düzenli ordusu ve yüksek lojistik kapasitesi olan devletler ile doğrudan doğruya mücadele etmezler ve edemezler. Bunun yerine terör örgütleri konvansiyonel savaş [17]yerine asimetrik savaşı tercih ederler. Lojistik, kaynak ve insan gücünden dolayı devletlerden daha zayıf olan terör örgütleri, mücadele ettikleri devlete ve orduya zarar verseler dahi yenebileceği bir duruma getirmeleri imkansızdır. Çünkü terör örgütleri her ne kadar yasadışı yollardan ve bazı devletlerden mali kazanç elde etseler bile uzun süreli mücadele gerektiren savaş için, ihtiyaçlarını karşılayacağı kaynaklar kısıtlıdır. Oysa devletler bu mücadeleyi ekonomik olarak zarar görseler dahi, vergi sistemi ve bir ekonomiye sahip olduklarından ötürü bu mücadele için, uzun ve sürdürülebilir bir mücadele icra edebilirler. Ayrıca silah sistemi bakımından terör örgütlerinin imkanları yine aynı şekilde kısıtlıdır. Terör örgütlerinin ellerinde piyade tüfekleri, havanları, anti-tank ve personel mayınları, kornet,[18] MİLAN[19] vb. silah sistemlerine sahipken, her türden ağır ve hafif silah sistemlerine sahip devletlerin karşısında güçsüz bir durumdadırlar. Ayrıca devletlerin silahlı kuvvetleri, savaş doktrini ve strateji bakımından örgüt karşısında çok daha fazla kapasite ve avantaja sahiptirler. Terör örgütleri kolay kolay uluslararası arenada açık bir destek göremezler ve savaş ilan ettikleri devlet karşısında kendilerine meşruiyet dayanağı bulamazlar. Fakat devletler diğer devletlerden diplomatik destek toplayabilirler. Bu sebeplerden dolayı terör örgütleri devletler ile doğrudan, düzenlilik gerektiren ve mali açıdan pahalı olan bir savaş yürütemedikleri gibi toprak kazanımı gibi stratejik hedeflere de ulaşamadıkları için, oluşan güç dengesizliğinden dolayı asimetrik savaş modelini tercih etmektedirler.

Terörizmin Psikolojik Amaçları

Terör örgütleri asimetrik savaş metodunu tercih ederek toplum üzerinde baskı kurarak, ideolojilerini yayma ve kamuoyunu şekillendirmeyi amaçlar. Daha öncede söylediğimiz gibi doğrudan fiziksel bir kazanım yerine yoğun şekilde psikolojik üstünlük kurmaya çalışırlar. Bu amaçla büyük katliamlara, kutsal ve önemli yerlere saldırı düzenleyerek toplum üstünde “güvende değilsiniz” mesajını pompalamaktadırlar. Toplumun gündelik yaşamının tehditte olduğuna inandırmaya çalışan örgütler toplumun devlete olan güvenini zedeleyerek toplumda “devlet bizi koruyamıyor, örgütler devletten daha güçlü” gibi söylemleri düşündürerek zihinlerde başarı elde etmektedirler. Ayrıca sansasyonel saldırılar ile devleti aşı güç kullanımına iterek düşman gördükleri devleti meşruiyet krizine sürüklemeyi ve kendilerinin masum, haklı olduğu algısını oluşturarak, destek görmeyi ve devletin silahlı mücadele direncini kırarak isteklerini dikte ettirmeye çalışmaktadırlar, öte yandan toplumun en büyük ihtiyacı olan güvenliğin olmadığına inandırarak, devlet ve toplumu karşı karşıya getirerek kaos ortamının oluşmasını veya toplumdaki insanları kutuplaştırarak temsil ettiğini öne sürdüğü gruplara “sizin hakkınızı savunduğumuz için sizi istemiyorlar.” gibi algılarla amaçlarına ulaşırlar. Bu sayede kendilerine taraftar ve ideolojilerini çok daha kolay kitlelere ulaştırmaktadırlar. Bu şekilde devletlerle doğrudan mücadele edemeyen terör örgütleri zihinlerde mücadeleyi kazanmış olurlar.

Terörde Zafere Giden Yol

Daha öncede bahsettiğimiz üzere terör örgütleri konvansiyonel savaş yöntemi ile zafer kazanacak bir gücü bulunmaktadır, kurdukları baskı sonucu devletin, terör örgütleri ile müzakere çalışmaları yürütmesi ile terör örgütleri zafer kazanmış olmaktadırlar.

Müzakereler, ateşkesler devletler arasında yapılan diplomatik adımlardır. Terör örgütleri ile masaya oturmak devlet dışı oluşumun taraf kabul edildiği anlamına gelmektedir ve örgüt için taraf olarak kabul edilmek paha biçilmez bir zaferdir. Devlet ile masaya oturan örgüt bu sayede çok rahat bir şekilde isteklerini kabul ettirebilir veya yapılan “ateşkes” ile kaybettiği gücü tekrar toparlayabilir. Bu sayede terör örgütü saldırılarının işe yaradığı algısı güçlenir, toplumun devlete olan güveni tamamen yitirilir, bu mücadele için harcanan milyarlarca doların boşa harcandığı, bu mücadelede hayatını kaybeden kolluk kuvvetlerin “boşuna” hayatını kaybettiği algısı topluma yerleşir. Ayrıca toplumu çatışma ve kaos ortamına sürükleyen örgüt bu sayede toplumun direncini kırarak yine zafer elde etmiş olurlar. Terör örgütleri ile masaya oturmak, silahlı mücadelede elde edemediklerini siyasal yoldan elde edebilir. Terörle mücadelede yapılacak ilk adım, örgüt ile müzakere edilmemesidir, bu olayın gerçekleşmesi toplumda terörün meşru algısını oluşturur ve toplumdaki kutuplaşmayı en üst seviyeye çıkararak sosyal dokulara onarılması güç zararlar verebilir.

Terörizmin Özellikleri

Doktrin ile hareket etmez. Tamamen stratejik olarak hareket eder.

Saldırılarını meşru kılmak için propaganda araçlarını etkin bir şekilde kullanır ve bu propaganda ile saldırılarına zemin hazırlar.

Temsil ettiğini öne sürdüğü grup için gelecek vaatlerinde bulunurlar.

Propaganda terör örgütleri için şah damarı kadar önemlidir.

Yasadışı yollar terör örgütlerinin ana ekonomik kaynaklarıdır. O yüzden uyuşturucu ve kaçakçılığa önem verirler.

Her saldırıları belirli bir plana ve amaca hizmet eder.

Terörizmde şiddet ana unsurdur.

Dış desteklere bağımlıdır. Dış destek olmadan mücadele edemezler.

Mutlaka siyasi bir amaç güderler

Terör gibi karmaşık bir yapıyı incelerken, tek bir nedene bağlı kalmak ve bağlamak mümkün değildir. Birden fazla nedeni olan terörün, oluşmasında rol alan faktörleri vardır. Fakat bu faktörler terörün oluşmasındaki ana sebepleri açıklamaz, sadece oluşmasına yardımcı olan nedelerdir. Ana sebepler örgütün motivasyonlarına ve amaçlarına göre değişkenlik gösterse de yardımcı nedenler genellikle hemen hemen aynıdır. Terörü önlemede atılacak il adımın bu yardımcı nedenlerin ortadan kaldırılması ve geliştirilmesine bağlıdır. Terör gibi karmaşık bir oluşumu tek bir neden ve sonuca bağlamak, hasta bir insana yanlış tedavi uygulamakla aynı mantıktır.

Terörün nedenleri açısından en çok üstünde durulan siyasi nedenler, terörün gelişmesinde büyük bir etken olmaktadır. Devlet kurumları ve terör arasındaki ilişkiler göz ardı edilemeyecek kadar önemli ve diğer yardımcı faktörlerinde kaynağıdır. Devletin başarısızlığı, kurumlardaki liyakat sorunu terörün doğmasında bir etken olmakla beraber bu liyakat sorununu kullanan paramiliter gruplar, cemaat, tarikat vb. devlet dışı aktörler devlet kurumlarının içine sızarak paralel bir yapılanma oluşturması kaçınılmazdır.

Sosyal-Ekonomik Nedenleri

Siyasi nedenler ile büyük oranda ilişkisi olan sosyal-kültürel etkenler teröre yardımcı olan nedenlerin en önemli unsurlarını oluşturmaktadır. Siyasi nedenlerde bahsettiğimiz liyakat sorunu burada devreye girmektedir. Belirli bir alanda vasfı olmayan kişilerin tanıdıkları sayesinde devletin önemli kademelerine yerleşmesi ve oluşan başarısızlık sonucu ekonomi dahi birçok alan tehlikeye düşecektir. Devlet vatandaşlarına bu kötü gidişattan dolayı sosyal ve ekonomik beklentileri karşılayamaz duruma gelecektir. Teröre yardımcı olan bir diğer etken ise ülkenin farklı yerlerinde yaşanan ekonomik dengesizlik, istihdam, yaşam koşulları ve altyapı hizmetleri arasında yaşanan farklılıklar arasındaki uçurum fazlaysa terörün yaygınlaşmasında etkendir. İdari ve ekonomik sistemi iyi kuramayan devletlerde asayiş ve düzen sorunu kaçınılmaz olacaktır.

Aynı toplumda yaşayan insanların farklı din, etnisite ve mezhepsel farklılıkların olduğu toplumlarda iç savaş ve terör olayları sıklıkla rastlanmıştır. Bu farklılıkları kullanarak toplum arasında çatışma yaratmak isteyen güçler ve siyasiler kutuplaşmış bir toplumu birbirine düşürerek, terörün meşru bir zemine oturtulmasında yardımcı olmaktadır. Bu nedenler daha çok az gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda görülmektedir. Ayrıca toplumda şiddet kullanımının doğru olarak kabul edildiği, şiddet yollarının çözüm aracı olarak görülen toplumlarda da teröre uygun zemin hazırlanır. Şiddet kültürü oluşan toplumlarda sürekli şiddetin pompalandığı, bilimsel, sanatsal vb. alanların daha az ilgi çekip, şiddet içerikli alanlar daha fazla ilgi çekmektedir. Şiddet kültürünün yerleştiği toplumlarda terör kendine daha kolay bir zemin hazırlamaktadır.

Terörü Tetikleyen Faktörler

Siyasi Kutuplaşmanın artması ve siyasilerin toplumu birbirine düşman etmesi.

Siyasi İstikrarsızlık

Devlet görevlilerinin, görevlerini şahsi çıkar için kullanmaları.

Siyasi partilerin kutuplaşmanın yüksek olduğu dönemlerde tansiyonu yükseltecek adımlar atması.

Devlet kurumlarında torpilin yaygın olması ve normal karşılanması.

Kamu Kaynaklarının yanlış ve gereksiz yere harcanması.

Toplum içinde oluşan dini, mezhepsel ve etnik kutuplaşmadan kaynaklı çıkan çatışmalar ve kaos ortamı.

Hak ve hürriyetlerin baskılanması.

Terör konusu her ne kadar bir çok sebepler silsilesine bağlansa da yapılan saldırıların ve eylemlerin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Terörizm uyguladığı asimetrik savaş neticesinde sadece askeri müdahalelerin yeterli olmayacağı gibi her ülkede oluşan terör sorunu örgütün motivasyonu, stratejisi, amacı vb. bir çok faktörden dolayı farklılık göstermekte ve ülkelerin attıkları adımlarda birbirinden farklı olacaktır. Terörle mücadele konusunda atılacak ortak tek adımın devletin sosyo-ekonomik beklentileri karşılaması, her bir vatandaşına eşit ve adaletli bir şekilde yaklaşarak, iyi bir eğitim sistemi ile örgütün genç nesilleri kendilerine angaje etmesinin büyük oranda önüne geçilecektir. Aynı zamanda oluşan ekonomik eksikliklerin bölge halkının göç etmesine neden oluyorsa o bölgelerde istihdam çalışmaları yapılmalı ve göçlerin önüne geçilmelidir.

Acar, Ünal (2010). A’dan Z’ye Terörizm. Kripto Basım Yayım, Ankara

Alptekin, H. (2019). PKK terörünün analizi: Türkiye terör olayları veri tabanı. SET Vakfı İktisadi İşletmesi.

Kumkale, T. T. (2009). Asimetrik savaş. Eti Yayıncılık. İstanbul

Peçe, M. A. (2013). Terörün ekonomik etkileri: Orta Doğu üzerinde bir inceleme (Master’s thesis, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Canan-Sokullu, Ebru, “Savaş Türleri”, Güvenlik Yazıları Serisi, No.22, Ekim 2019. https://trguvenlikportali.com/wpcontent/uploads/2019/11/SavasTurleri_EbruCananSokullu_v.1.pdf

ÇARDAK, B. (2022). TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HEDEF SEÇİMLERİNDEKİ DEĞİŞİM: YUMUŞAK HEDEFLERE KAVRAMSAL PERSPEKTİFTEN BAKIŞ. International Journal of Eurasia Social Sciences/Uluslararasi Avrasya Sosyal Bilimler Dergisi, 13(48).

Anti-Tank Güdümlü Füze (ATGM)

Hindistan ordusu MILAN-2T tanksavar füzesi tedarik edecek

[1] Dr. Tahir Tamer Kumkale-Asimetrik Savaş, İstanbul, ETİ Kitapları, Ekim 2009, sayfa 23

[5] Asker, polis gibi kendini savunabilecek, çatışma kapasitesi olan hedeflere verilen ad. Hüseyin Alptekin- PKK Terörünün Analizi Türkiye Terör Olayları Veri Tabanı, İstanbul, SETA Yayınları, Ekim 2019, sayfa 40

[6] Saldırıya açık ancak korunmayan, savunmasız ve korunması zor olan ve aynı zamanda bir saldırı durumunda kitlesel kayıp olasılığının yüksek olduğu ad. Bkz. Begüm ÇARDAK “TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HEDEF SEÇİMLERİNDEKİ DEĞİŞİM: YUMUŞAK HEDEFLERE KAVRAMSAL PERSPEKTİFTEN BAKIŞ”, International Journal of Eurasia Social Sciences Vol: 13, Issue: 48, (2022),  sayfa 10

[7] Hüseyin Alptekin- PKK Terörünün Analizi Türkiye Terör Olayları Veri Tabanı, İstanbul, SETA Yayınları, Ekim 2019, sayfa, 40

[8] “Angajman, uluslararası ilişkiler ve askerî operasyonlarda önemli bir kavramdır. Askerî birliklerin belirli durumlarda nasıl hareket edeceğini düzenleyen kurallar bütünü olan angajman kuralları, çatışmaların yönetilmesi ve uluslararası hukuk normlarına uyum sağlanması açısından kritik bir rol oynar.

Angajman kavramına ilk defa, 1958’de Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Department of Defense Dictionary of Military and Associated Terms’ adlı sözlükte yer verilmiştir.”

Bkz. https://www.savunmatr.com/angajman-nedir-angajman-kurallari-nelerdir/ Erişim Tarihi: 22/03/2025

[9] Hüseyin Alptekin- PKK Terörünün Analizi Türkiye Terör Olayları Veri Tabanı, İstanbul, SETA Yayınları, Ekim 2019 sayfa 41

[12] Dr. Tahir Tamer Kumkale-Asimetrik Savaş, İstanbul, ETİ Kitapları, Ekim 2009, sayfa 29

[13] Bu tablo, Mehmet Akif Peçe, Bilecik 2013, TERÖRÜN EKONOMİK ETKİLERİ: ORTA DOĞU ÜZERİNDE BİR İNCELEME, BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Sayfa 20’den alıntılanmıştır.

[14]  Dr. Tahir Tamer Kumkale-Asimetrik Savaş, İstanbul, ETİ Kitapları, Ekim 2009, sayfa 45

[15]  A.g.e, sayfa 46

[16]  A.g.e, sayfa 46

[17] Konvansiyonel Savaş: “Silahlı kuvvetlerin kara, hava ve deniz gücü olmak üzere farklı güçleri ve birimleri tarafından yürütülen konvansiyonel savaşlarda düşmanın kapasitesi ve operasyonel koşulları düşünülerek yönlendirilen askeri birimler değişiklik gösterir. Kara gücü ile yürütülen savaşlar deniz ve hava harekatlarına göre daha fazla riski olan savaşlardır. Düşman ile yakın ve sıcak temasa girilir, can kaybı ve mühimmat kaybı riski yüksektir.” Bkz. Prof. Dr. Ebru Canan Sokullu, “Savaş Türleri” Güvenlik Yazıları, No.22, Ekim 2019,

[18] “Işın Güdümlü SACLOS kullanan ATGM’lerde optik nişangah, hedefe yönelik bir sinyal yaymaktadır. Tanksavar füzesinde bulunan dedektör, nişangah tarafından yayılan sinyali algılamakta ve füze de bu sayede hedefe yönelmektedir. Işın Güdümlü ATGM’lere; 9M133 Kornet, Shershen ve 9M119 Svir/Refleks örnek gösterilebilir.”

Bkz. https://www.savunmasanayist.com/anti-tank-gudumlu-fuze-atgm/ Erişim Tarihi: 27/03/2025

[19] “MILAN-2T tanksavar füzesi, BDL tarafından MBDA Missile Systems lisansı altında üretilen ve 1.850 metre menzile sahip bir tanksavar füzesidir. Tandem (ardışık) harp başlığına sahip olan füze 90’lı yıllardan beri kullanılmaktadır. Tandem savaş başlığı ilk olarak hedefin dış zırhını bozar. İlk infilaktan kısa bir süre sonra ise ikincil infilak gerçekleşir ve hedefin kalan zırhına nüfuz eder.” Bkz. https://www.defenceturk.net/hindistan-ordusu-milan-2t-tanksavar-fuzesi-alacak Erişim Tarihi:22/03/2025

Bu yazı ne kadar faydalıydı?

Puan vermek için bir yıldıza tıklayın!

Ortalama puan 0 / 5. Oy sayısı: 0

Henüz oy yok! Bu yazıyı ilk siz değerlendirin.

Bu yazıyı faydalı bulduysanız...

Bizi sosyal medyada takip edin!

Bu yazının sizin için faydalı olmamasından dolayı üzgünüz!

Tell us how we can improve this post?

DEĞİŞİM, GELİŞİM, HAYÂL, HAKİKAT!

Yorum bırakın Yanıtı iptal et

Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.

Özel Sayılar İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI Mayıs 2019 Özel Sayısı

İSTİKLÂL MARŞI’NIN 100.YILI

Başbuğ Alparslan Türkeş Özel Sayısı

DÜNDAR TAŞER ÖZEL SAYISI

Mayıs 2019 Özel Sayısı

Gizlilik Politikası     |     Hizmet Şartları

© 2026 Yeni Ufuk Dergisi


© Yeni Ufuk Dergisi