menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sekülerleşme teorisinin krizi ve yeni arayışlar

28 0
22.06.2026

Modern dünyanın kendisini anlamlandırmak için başvurduğu en güçlü anlatılardan biri sekülerleşme anlatısıdır.

Uzun süre boyunca modernleşmenin zorunlu olarak sekülerleşmeyi doğurduğu, ekonomik kalkınmanın, şehirleşmenin, eğitim seviyesinin yükselmesinin ve bilimsel bilginin yaygınlaşmasının dinin toplumsal hayattaki etkisini kaçınılmaz biçimde azaltacağı düşünüldü. Bu düşünce yalnızca bir akademik teori değil, aynı zamanda modern dünyanın kendi kendisi hakkındaki inancıydı, anlatısıydı.

Sekülerleşme teorisi modern dünya için bu anlamda bir açıklamadan çok bir beklentiyi, hatta bir müjdeci kehaneti ifade ediyordu.

Oysa son yarım yüzyılda yaşanan gelişmeler bu büyük anlatının temel varsayımlarını ciddi biçimde sarstı. Dinin modern dünyadan çekilmesi beklenirken dünyanın birçok yerinde din yeniden kamusal hayata döndü.

Üstelik bu dönüş yalnızca İslam dünyasında değil, ABD’de, Hindistan’da, Latin Amerika’da, İsrail’de ve hatta Avrupa’nın kendi içinde de farklı biçimlerde gerçekleşti. Böylece sekülerleşme teorisinin en temel varsayımı olan “modernleşme arttıkça din azalır” önermesi giderek daha fazla sorgulanmaya başlandı.

Bugün artık sosyal bilimlerde yaşanan en önemli gelişmelerden biri, modernlik ile sekülerlik arasında kurulan zorunlu ilişkinin çözülmüş olmasıdır. Bir zamanlar sekülerleşme teorisinin en güçlü savunucularından olan bazı sosyal bilimciler modern dünyanın aslında sanıldığından çok daha karmaşık bir ilişki ağı içerisinde geliştiğini göstermiştir.

Bu eleştiriler aslında bir yandan da dünyada sekülerleşme teorilerinin açıklayamadığı gelişmelerin ufkunda bir açıklama ihtiyacından da doğuyor. Bugün daha açık biçimde görebiliyoruz ki modern dünya dinin tasfiye edildiği bir dünya değil, farklı dinsel ve seküler varoluş biçimlerinin yan yana yaşadığı post-seküler bir dünyadır.

Bizim de yıllardır savunduğumuz gibi mesele din ile sekülerlik arasında nihai bir galibiyet mücadelesi değildir. Asıl mesele, modern hayatın bütün........

© Yeni Şafak