Kılıç kınından çıkınca…
Ankara, Suriye’de ton yükseltiyor. Önce Şam yönetimi Türkiye’den resmi destek talebinde bulundu. (“
Ankara masaya silah koydu
” diye yorumlamıştık, 25 Temmuz.) Daha sonra
Dışişleri Bakanı Fidan
’ın “Artık tolere etmekte zorlandığımız gelişmeleri görmeye başlıyoruz” uyarısı geldi. Aynı gün (13 Ağustos),
Türkiye-Suriye askeri mutabakat muhtırası
imzalandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
Malazgirt’te yaptığı açıklama bunların üzerinde, en yüksek perdedir. Erdoğan, “Suriye’deki Kürtlerin güvenliğinin teminatı Türkiye’dir, yönünü Ankara’ya ve Şam’a dönenler kazanacak” vurgusu yaptı. SDG’ye “Kılıç kınından çıkarsa kaleme ve kelama yer kalmaz” uyarısını cümlenin sonuna iliştirerek…
Anladığım kadarıyla…
Ankara
, önemli
kararların arifesinde yer alıyor.
Çünkü İsrail, Suriye’yi parçalanmaya itiyor. ABD’nin de İsrail’i durduracak
kararlılık ya da düşüncede olmadığı
ortada.
HANİ PROKSİLER DEVRİ BİTMİŞTİ?
Irak ve Suriye’deki varlığını azaltmaya başlayan
ABD’nin zihninde beliren yeni Orta Doğu
, devlet dışı aktörlerin, proksi grupların ve vekalet savaşlarının ortadan kalkacağı bir düzenekti. Ankara ve Washington’un bu meseleye aynı zaviyeden baktığını düşünüyorum.
Haşdi
Şabi’nin Irak ordusuna entegrasyonu için çalışılıyor (Bir yandan Haşdi Şabi’yi Irak’ın paralel ordusu haline getirmeye çalışanlar da var.)
Hizbullah’a
silah bırakması için baskı yapılıyor. Türkiye, Şam’ın egemenliğini önemsediği için
kendisine müzahir grupların Suriye ordusuna entegrasyonunu teşvik etti. Terör
örgütü........
© Yeni Şafak
