İsrail ve diplomatik baskı
İsrail ve diplomatik baskı
Pew Research Center’ın periyodik olarak yaptığı araştırmalara bakıldığında, İsrail’in uluslararası algısında epeyce bir kötüleşme olduğu görülmektedir. Netanyahu ve İsrail’e yönelik güven ve algının en kötü olduğu ülkelerin başında ise Türkiye gelmektedir. Türkiye’nin 7 Ekim sonrasında inşa etmeye çalıştığı Gazze diplomasisindeki öncü konumu ile paralel olan bu veri, sorunları mutlak biçimde çözmese de İsrail’e yönelik baskının artmasına vesile olmaktadır. Nitekim son dönemde İngiltere ve birçok Avrupa ülkesinin de müdahil olduğu diplomatik süreçler, İsrail’i sınırlandırma yolundaki adımların devam ettiğini göstermektedir. Tüm bu adımlar, Gazze’deki soykırım ve sistematik olarak sürdürülen insanlık dışı siyaseti engellemese de orta-uzun vadede İsrail üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Nitekim seçimler öncesinde Netanyahu’ya yönelik eleştirilere bakıldığında, İsrail’in olumsuz imajı ve uluslararası sistemden izole edilmesi gibi endişelerin önemli konu başlıkları olduğu görülmektedir.
Zamana yayılan ve tedrici biçimde tahkim edilen İsrail karşıtı bu pozisyon, BM zirvesinde de çok yoğun biçimde hissedildi. Her ne kadar Netanyahu’nun zirve konuşması bir tür propaganda alanı için ona bir alan açsa da genel eğilim bu olumsuz imajın devam ettiğini göstermektedir. Trump ile münasebetten tutun da New Jersey eyaletindeki bir askeri havaalanına inişe kadar devam eden bu eğilim, zirve konuşması esnasındaki protesto dalgası ile genişledi. MAGA’cılar içinde de çok yoğun bir tartışma konusu olan İsrail’e destek meselesi, koşulsuz şartsız İsrail desteğinin sürdürülemez olduğunu da........
