menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki şahitlik

88 0
04.04.2026

Katar merkezli El-Cezîre televizyonunun Mısır asıllı programcılarından Ahmed Mansûr (d. 1962), sadece Arap dünyasının değil, İslâm âleminin yetiştirdiği en kaliteli gazetecilerden biri. Afganistan’dan Bosna’ya, İslâm coğrafyasının bütün sıcak çatışma bölgelerinde bilfiil vazife yaptıktan sonra, El-Cezîre’de ekranlara taşıdığı birbirinden kaliteli belgesel ve mülakatlarla, Mansûr haklı ve sonuna kadar hak edilmiş bir şöhrete sahip. Kendisinin -bence- geleceğe çok kıymetli birer miras olarak kalacak çok sayıda çalışması içinde en önemlisi, 1999’dan günümüze devam eden “Şâhidun alâ’l-Asr” (Asrın Şahidi) adlı mülakat serisi. Ülkelerinde aldıkları görevler ve hadiseler içinde oynadıkları roller bağlamında, Arap ve İslâm dünyasının hemen her ülkesinden önemli şahsiyetlerin konuşturulduğu programın konukları arasında kimler yok ki: Hasan Turâbî (Sudan), Mahathir Muhammed (Malezya), Prens Talâl bin Abdülaziz (Suudi Arabistan), Cihân Sedât (Mısır), Ahmed Cibrîl (Filistin), Adnan Sa’duddîn (Suriye), Abdulfettah Mûrû (Tunus)…

Ancak programın bütün bölümleri içinde en önemlisi ise, hiç kuşkusuz, 1999’da Hamas’ın kurucu lideri Şeyh Ahmed Yâsîn’in konuk olduğu sekiz bölümlük mülakattı. Ahmed Yâsîn orada hem kendi hayat öyküsünü hem de Hamas’ı bütün ayrıntılarıyla bizzat anlatıyor, bunu yaparken de aslında Filistin direniş hareketinin........

© Yeni Şafak