Muhtemel İran savaşının Türkiye’ye yansımaları üzerine
Bu yazıyı zorlanarak yazdığımı itiraf etmeliyim. Ümidim ve temennim ,son anda bir şeylerin devreye girmesi ve burada yazılanların çöp olması. Ama tâkip edebildiğim kadarıyla artık savaşın çıkıp çıkmayacağına dâir değil; ne zamân çıkacağı ve nelere sebebiyet vereceğini düşündüren alâmetler baskın hâle geliyor. Maalesef böyle. Trump’ın Kongre’de yaptığı konuşma zayıf ümitlerimizi de söndürecek mâhiyetteydi. Gâliba ABD’deki iklim, hâl-i hazırda çoktan verilmiş olan savaş karârının hazırlıklarının kâfi derecede yapılıp yapılamadığı husûsunda yoğunlaşıyor.
Evvelemirde savaşın iki simülasyonun üzerinde durmak gerekiyor. İlki, ABD ve İsrâil’in İran’ı, hayâl edilenin üzerinde ağır bir bombardımana mâruz bırakarak kısa bir zaman zarfında çökertmeleri ihtimâline dayanıyor. Buna, İran içinde hazırlanan tesirli ve yaygın bir ayaklanmalar silsilesinin eşlik edebileceğini ilâve edebiliriz. Farzedelim ki bâzılarının da beklediği gibi İran rejimini, o daha doğru düzgün karşılık veremeden yıktılar. İran “kâğıttan kaplan” çıktı. Bundan mâda, eşanlı olarak İran’ın Yemen, Lübnan ve Irak’daki unsurlarını da hemen ezdiler ve yok ettiler. Mutlak bir zafer kazanıp, arzu ettikleri gibi İran’a “hürriyet” getirdiler. Şüphesiz yeni kurulacak rejim, ABD ve İsrâil yanlısı bir rejim olacaktır. Diyelim ki en kötü ihtimâlle komprador Şahlık artığı Rıza Pehlevi’yi de Tahran’a oturttular. Bunun Türkiye açısından bedelinin çok ağır olacağını kestirmek hiç de zor olmaz. Bu, Ankara’nın doğudan İsrâil ile kuşatıldığının resmidir. Hiç unutulmaması gereken diğer bir boyut, Güney Kafkasya’daki İsrâil ve Hindistan varlığıdır. Bunda İran’ın vakt-i zamânnda yapmış olduğu büyük bir ahmaklığın payı var. Âzerbaycan-Ermenistan savaşında Ermenistan’ı desteklemesi İsrâil için büyük bir fırsat doğurdu ve târihsel bağları üzerinden Âzerbaycan’a sağlam bir giriş yapmasına sebebiyet verdi. Müttefiki olan Hindistan boş durur mu? O da Pâkistan’ın........
