menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Teröristsiz TÜRKİYE

13 1
24.01.2026

Bu topraklarda bayrak bir askerin cebinden çıkan “merak etmeyin” diye başlayıp yarım kalan bir mektup, bir annenin sabaha kadar açık kalan lambası, bir çocuğun “babam nerede” sorusuna verilen suskun bir cevaptır. Bu yüzden Türk bayrağına uzanan o kirli eller aslında bu milletin hafızasına, acısına ve umuduna uzanan ellerdir.

Nusaybin’de ve Diyarbakır’da yaşanan SDG–YPG destek yürüyüşleri ve Türk bayrağını hedef alan provokasyon, bu yüzden sıradan bir sokak olayı değildir. Devlet ile millet arasındaki sessiz sözleşmeye yönelik bir saldırıdır. Bu ülkede terör, yalnızca dağda değil; bazen kalabalıkların arasında, bazen bir sloganın gölgesinde, bazen de bayrağın indirilmek istendiği o birkaç saniyede kendini gösteriyor.

Tam da bu noktada meseleyi süslemeden sormak gerekiyor. SDG ve YPG terör örgütüyse, bu örgütlere destek yürüyüşü yapanlar, bu örgütlerin sembolleri ile sokaklara çıkanlar ve Türk bayrağını gönderden indirme cüreti gösterenler terör destekçisi değil midir?

Bu soruya ne sertlik hevesiyle ne de politik ajitasyonla cevap vermeye gerek var. Kim Türk bayrağını hedef alıyorsa, kim terör örgütünün propagandasını yapıyorsa, kim bu milletin ortak mirasına meydan okuyorsa, o artık seyirci değildir, masum hiç değildir. Terörist olmasa bile, terörün hizmetkârıdır. Ve bu ülkede terörün silahlısı kadar, onu meşrulaştıranı, alkışlayanı, sokakta görünür kılanı da aynı tarihsel sorumluluğun........

© Yeni Şafak