Merkez herkese karşı
Ne zaman biraz kafa dağıtacak bir şeyler okumaya yazmaya kalksak, bir şey oluyor. Hiçbir şey olmasa bile bir şey oluyor ve kendimizi yine aynı döngünün içinde buluyoruz. Türkiye ekonomisinin bugün içinde bulunduğu ruh halini de tek bir göstergeye indirgemek ya da sadece jeoekonomik gelişmelere bağlamak gerçeklerin önünü giderek kapatıyor. Ruh halimizi ne tek bir faiz kararı ile ne tek bir araç ile ne de tek bir iletişim hatası ile açıklama lüksüne maalesef ki sahip değiliz. Sene 3 sene önce, yanlış kurulan bir politika setinin zamanla kendi içinde çelişerek sistemi aşındırmasının üzerine savaş çileğinin konduğu durumu deneyliyoruz, biraz kreması fazla ama olsun. Ve günün sonunda topluma yayılan ekonomik maliyetin sorumlusunun da yine toplum olarak gösterildiği inanılmaz bir anı yaşıyoruz.
ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYI BAŞARI DİYE SATMAK
Baştan şunu söyleyelim, Merkez’in kullanmış olduğu iletişim dili günün sonunda yaşanacak başarısızlığı kendinde görmeyeceğini net bir şekilde gösteriyor. Hangi günün sonu, gün mü kaldı, dayanacak güç mü kaldı, sabır mı kaldı diye söylenildiğini biliyoruz, duyuyoruz. Ama şu gerçeği de kabul etmek gerekiyor ki, merkez ile aynı dünyada yaşamıyor, aynı havayı teneffüs etmiyor, aynı değerlere sahip durmuyoruz. Dolayısıyla bizim için enflasyonun tek haneye düşmesi bir kızıl elma iken Merkez için bu güçlü bir dezenflasyon programının gerçekleşecek bir sonucu.
He, gerçekleşmedi mi, bahane zaten ortada. Kamuoyuna yansıyan “Biz olmasaydık enflasyon 0- 0” ifadesi başarı kriterinin nereye kadar indirgendiğinin de göstergesi bir bakıma. Maçı belli ki 5-0 kaybetmişiz ama 10-0 kaybetmediğimiz için bir........
