menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Abluka zarfı İran’a ama mazrufu Çin’e…

116 0
15.04.2026

Çin, Hürmüz ablukası ‘davetini’ kabul eder mi? Ya da ‘blöfünü’ diyelim, yer mi?

İran limanlarına yönelik Amerikan ambargosu, İslamabâd müzakerelerinin bir sonucu mu yoksa yeni masaları mı teşvik ediyor?

Masadan uçağa atlayıp ülkelerine dönen tarafların, “ateşkese” dokunmamaları ipucu sayılabilir mi?

‘Hürmüz’ açılsın için savaş kopartan ABD’nin, kapıya bir kilit daha vurmasının muhatabı kim? Sadece İran mı? Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya, vb, ne anlıyorlar acaba boğma telinden?

Trump, savaşın çetin anlarından birinde, Çin’i de İran’ı ikna etmek üzere bölgeye davet etmiş, tekrarlamıştı da. Pek yüz bulamadı. Şimdi “davetiyenin” zarfına petrol döküp mühür basıyor. Beyaz Saray’ın Çin’in sürece dahil olmasını istemesi, Pekin’in İran’ı baskılayarak müzakere masasında yumuşatması, Trump’ın bu savaştan kurtulması anlamına geliyorsa... 15 Mayıs’ta gerçekleşmesi beklenen Trump-Xi Jinping zirvesinde boş kağıda imza atmak anlamına gelir…

Nitekim, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un, Çin rotalı uçağı şimdiden Pekin’e indi. Ondan evvel de BAE de Pekin’deydi! Şimdi İspanya Başbakanı da orada…

***

Kimileri bunun ardından kara savaşının geleceği, ateşkes sürecine ayrılan sakin zamanın hazırlık için kullanıldığı fikrinde. Washington ve Tel Aviv’in karakterine baktığınızda kimseyi şaşırtmaz. Alternatif görüş ise, müzakere masasına oturulmasını, el sıkışılmasını, ablukayı, hatta ellerin karşılıklı olarak bu kadar yüksekten açılmasını dahi müzakere taktiği sayıyor…

Mısır, Türkiye, Pakistan, S. Arabistan, vb bir seri ülkenin arabuluculuk çabalarına daha çok abanması, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerin de Amerikan ablukasına katılmayacakları herhalde savaşın bitirilmesi hanesine yazılmalı. Bu satırlar yazılırken, ateşkesin son günü 22 Nisan’a kadar İran-ABD’nin yeniden bir araya geleceğine dair haberler........

© Yeni Şafak