menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’an Günlüğü -3. cüz- İman etmeden evvel inkâr etmek gerek!

29 55
21.02.2026

Hayattaki şu iki evrensel yasayı hatırlayalım: 1. Dolu olan bir şey, yeni bir şeyle doldurulamaz. Öncelikle onun boşaltılması, sonrasında yeni bir dolum yapılması gerekir. 2. İki zıt bir arada bulunamaz.

Hayatta daima tercihler yapıyoruz. Yaşamımız, tercihlerimizle şekileniyor. Günlük hayatta “Bugün ne yesem nereleri gezsem?” gibi basit tercihlerden tutun “Hangi ideolojiyi benimsesem, hangi fikir adamını takip etsem, hangi siyasî partiyi ve lideri desteklesem, nasıl bir inanç ve ahlâk sistemine inansam?” gibi önemli tercihlere kadar pek çok tercihte bulunuyoruz. Bu tercihlerimizi bazen bilinçli ve kararlı bir şekilde yapıyoruz bazense bilinçsizce farkında olmadan yapıyoruz. Ama şu bir gerçek ki bu tercihler sebepsiz olmuyor. Temel tercihlerimiz, ona bağlı alt tercihleri de belirliyor. Bazen tercihlerimiz arasında çelişkiler de olabiliyor. Bunun nedeni, o tercihin bağlı olduğu üst tercih hususunda zihnimizde bir netliğin olmayışıdır. İşte bu noktada Hikmetli Kitabımız buyuruyor ki “Kim tâğutu inkâr edip Allah’a iman ederse sapasağlam bir kulba tutunmuş olur” (Bakara 2/256). Yani temel tercihini Allah’a iman etmekten yana kullanmak isteyen kişi evvelemirde tâğutu inkâr etmelidir. Yoksa zihin ve gönül bulanıklığından kurtulamaz. Bir başka ifadeyle iman etmeden evvel inkâr etmeli ve başkaldırmalıdır. “Peki kimi ve neyi inkâr etmeli?” sorusuna Kur’an “Tâğutu inkâr edin!” cevabını veriyor. O hâlde, “Tâğut nedir veya kimdir?” Bu kelime “tuğyân” kökündendir, “haddini........

© Yeni Şafak