menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zor soru: Umut var mı?

158 1
07.01.2025

Meksika Sınırı’ndan Gassal’a bir hat çizerek kaleme aldığı yazı sonrası Ersin Çelik’e “ben buradan devam ederim” diye bir mesaj attım. O da bana “abi sen et, ben de ederim. Dün Bekir abiyi izledik, yıkıldı ortalık” diye cevap yazdı.

“Bekir abi” dediği Bekir Develi. Hangi şehirde sahnelenirse sahnelensin “Fani But Funny” isimli standup gösterisinin biletleri, satışa çıktığı gibi sold out oluyor, tükeniyor. Üstelik, gösterinin biletleri de muadilleri ile aynı fiyatlarda.

Şuradan başlayayım. Katıldığım kültür konulu konferanslarda en çok duyduğum soru şu: “Hocam, devletimiz kültürü dönüştürmek için daha etkin çalışmalar yürütemez mi? Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda müfredat geliştirmek dâhil olmak üzere bir şeyler yapamaz mı?”

Benim bu soruya cevabım hiç değişmiyor: “Hayır ve hayır. Dünyanın hiçbir devleti, yani aslında hiçbir politik iktidar, kültürü dönüştüremez. Esasen politikanın asıl vazifesi geniş halk kitlelerinin taleplerini makul bir zeminde, eldeki imkanları da doğru kullanarak karşılamaktır. Devlet, bakanlıkları vd. eliyle ancak toplumun istediği, arzu duyduğu dönüşümün önünü açacak düzenleyici işler yapabilir. Devletten bunun dışında bir şey beklemek devlete en asgarisinden ‘Kamalist olsana’ yahut daha da net ifade etmek gerekirse ‘faşist ve ceberut olsana’ demektir. Biz, yani siviller, kültürel dönüşümü talep edecek bireyler yetiştirmediğimiz müddetçe devletin yapacağı her hamle akamete uğrar.”

Kültür, esasen sivil alanda, sivil şekilde üretilen, tüketilen ve dönüştürülen bir hadisedir. Bugün dünyadaki devasa kültür endüstrisi, endüstriyel üretimin tüm kurallarını kullanarak üretmektedir hâkim kültür bileşenlerini. Bu hâkim endüstri, kültür tüketicisinin........

© Yeni Şafak