Türkiye’ye ateş etmek
Anlata anlata dilimde tüy bittiği için yorgun düştüğüm bir meselede yeniden yazı yazmak aslında çok zor biliyor musunuz? Hiç içimden gelmiyor. Fakat bir yandan da “kavganın sürdü-rülmesi” bağlamında mecbur hissediyorum kendimi. Allah encamımı hayreyleye.
Önce size bir şey hatırlatayım. 6 Eylül 2019’da Türkiye’de insanlar “Susamam” şarkısına uyanmıştı. Zihnim beni yanıltmıyorsa 17 rap şarkıcısı, 15 dakika uzunluğunda bir şarkı yapmışlar, “öğretilmiş duyarlılıklar” üzerinden Türkiye’ye ilkokul dört düzeyinde bir muhalefet diliyle ateş etmişler, çok kısa sürede de istediklerini elde etmişlerdi.
Beni, şaşkınlıkla arayan birkaç siyasi isim olmuştu o gün. “Ne oluyor?” diye sormuşlardı. Ben de basitçe cevap vermiştim: “Türkiye’nin çocuklarının tarlaları sürülürken çokoprens almaya gitmiştiniz. Siz o dükkândayken oldu ne olduysa.”
Yine de “fiziki bilgi” almak için rap camiasının tam içinden bir arkadaşımla buluşmuş, “ne oluyor?” sorusunu ona da yöneltmiştim. O da meseleyi bütün detaylarıyla anlatmıştı. Rap sektöründe hangi yapımcıların nasıl işler çevirdiğini, “bizim çocuklar”ın sistemin içine çekilip nasıl uyuşturucu bağımlısı birer müptezele dönüştürüldüğünü, Almanya’daki Türkçe rap piyasasının hangi isimler tarafından PKK-HDP çizgisi lehine konsolide edildiğini, popüler müzik dinleme sitelerinin Türkiye koordinatörleri eliyle nasıl manipüle edilerek bu çizginin popüler hale getirildiğini ve dahasını… Zaten hatırlayacaksınız belki. 2021 yılında Almanya’da PKK’nın uyuşturucu parasının nasıl rap müzik piyasasına aktarıldığı........
© Yeni Şafak
