menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınırsızlığın bir başka ucu: Kavatlık sektörü

171 13
18.02.2025

Türkiye ve dünyanın yoğun politik gündeminden bir an sıyrılıp nihayet bu yazıyı yazmaya fırsat bulabildim.

Şu cümleyle başlayayım: Durum kötü değil, çok kötü.

Türkiye’de seküleri, muhafazakarı, dindarı, Marksist’i falan tam ortadan değil ama belli oranda ikiye bölünmüş durumdayız epeydir. Bir kısım sürekli “hiçbir sınır tarafından çevrelenmek istemeyen serazat bireyler” olmanın peşinde, bir kısım ise o değişmez yasayı, ahlak yasasını arıyor gece gündüz.

Daha önce “sınırsızlık dini” konusunda kalem oynatmıştım ama yeniden kısacık hatırlatayım. Hiçbir üst otoritenin varlığıyla sınırlandırılmak istemeyen, hayatı sadece haz ve mutluluk üzerinden tarifleyen, itikadı “yapabiliyorsam yaparım”, ibadeti ise “her türlü hazzı tüketici olarak deneyimlemek” olan korkunç bir din, sınırsızlık dini.

Tanrısal otoriteden tutalım da ebeveyn otoritesine, toplumsal normlardan tutalım da içimizdeki ahlak yasasına kadar her türlü sınırı ortadan kaldırarak tuhaf bir boşlukta, sınırsızca ve sorumsuzca yaşama arzusu, bugünün dünyasında hepimize dayatılan bir gerçeklik olarak varlığını sürdürüyor.

Bu dayatmalara karşılık dünyadaki bir kısım insansa “sınırsız olmaz” diyerek bir direniş hattı kurmaya çabalıyor.

“Kimse kimsenin hayatına karışamaz” diye diye geldiğimiz nokta bir “idiotloji çölü”nden ibaret.

İşte bu idiotloji çölünde son zamanlarda........

© Yeni Şafak