Musa mı, asa mı, Firavun mu?
Belki kölelerinden biri olarak… Belki de o bayram günü meraklı gözlerle olanı biteni izlemeye gelmiş, alanı doldurmuş halktan biri olarak… O ana şahitlik etmeyi çok isterdim.
“Ben Senin Allah’ından büyüğüm” diyen Firavun’un yüzünü görmek için mi? Hayır. Sihirbazların bütün hünerlerinin çöpe gittiğine şahitlik etmek için mi? Elbette hayır. Hz. Musa’nın “yazık size! Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden muhakkak perişan olur” diye haykırdığını kulaklarımla duymak için mi? Hayır.
Allah’ın her şeye yeten gücünü ve her şeyi kapsayan kudretini iki kolumu iki yana açarak karşılamak ve “Sana güveniyorum, Senden başkasına güvenilmeyeceğini biliyorum, Senin kudretinin her şeye yeteceğini biliyorum” diyebilmek için.
Birlikte hatırlayalım.
Firavun, bir türlü güç yetiremediği Hz. Musa’yı alt etmek için döneminin en ünlü sihirbazlarını davet eder meydana. Niyeti, sihirbazların sihirleriyle Hz. Musa’yı alt ettiğini herkese göstererek Allah’ı nuruna engel olmaktır.
Hz. Musa, Firavun’un meydan okumasını “öyleyse........
© Yeni Şafak
