Türkiye’nin iki büyük reformu ne olacak?
AK Parti büyük kongreye gidiyor. Türkiye’nin, AK Parti’den başka bir alternatifi olmadığı gerçeği, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut durumuna bakınca daha da netleşiyor.
Ancak CHP’nin kötü yönetimi, AK Parti’yi reformcu kimliğinden uzaklaştırıyor mu? Bunu şu benzetmeyle açıklayabiliriz: Anadolu takımları, İstanbul’un büyük takımlarıyla oynadığında normal güçlerinin üzerinde bir efor sergilerler.
Önümüzde iki yol var: Ya AK Parti’yi CHP ile mukayese ederek politika üreteceğiz ya da büyük Türkiye’nin partisi olarak, dünyadaki iyi örneklerle kıyaslayacağız. Çoğu zaman, AK Parti’nin siyaset mekanizmasını mükemmel işlettiği yılları, herhangi bir başka ülke siyasetiyle karşılaştırma şansımız olmuyor. O halde, kendi geçmişimizle bugün arasında analitik bir bağ kurarak en iyiyi arayacağız.
Bu ülkenin iki yüzyıllık tarihini bilenler, AK Parti devrimlerinin doğrudan emperyalizme karşı verilmiş büyük bir mücadele olduğunu bilir. Önümüzde yine iki yol var: Ya siyasetin sığ sularında boğulacağız ya da bir adım geri çekilip, büyük davanın bir mensubu olarak, iki yüz yıl önce İngilizlerin dünyaya baktığı gibi geniş bir perspektiften bakacağız.
AK Parti, bir misyon partisi olarak kuruldu ve büyük oranda misyon sahibi kadrolar tarafından yönetildi. Bir iktidar partisinde, memurların ve siyasi esnafın, salt iktidar saikiyle hareket etmesi meşrudur. Asıl olan, ana kadronun misyonunu unutmamasıdır. Varsın insanlar iyi makamlara, iyi imkanlara sahip olsun. İktidar, zorunlu olarak mevki de servet de........
© Yeni Şafak
