Türkiye savaşa girmek zorunda kalabilir! Ege ve Akdeniz’de yeni cepheler açılabilir. Bir gecede bütün coğrafya patlar. Bu savaş bir an önce durdurulmalı. Bir üst akıl kurmazsak 21. yüzyılı kaybederiz.
Önceki gece,
İran
ve Irak’taki
Haşd-i Şabi
,
Erbil
’i vurdu.
Irak İran yanında
,
ABD ve İsrail’e karşı
konum aldı. Güçlerini
Kuveyt
sınırına sevk etmeye başladı.
Suudi Arabistan ve BAE’nin İran’a karşı harekete geçmeye hazırlandığı
na dair iddialar dolaşıyor.
Irak Kuveyt’e, İran Kuzey Irak’a saldırabilir.
Bir gecede yeni cepheler açılır, bir gecede birçok ülke savaşa sürüklenebilir
. BAE ve S. Arabistan cepheye sürülebilir. Trump’ın “
anlaşma
”, “
görüşme
” iddialarına rağmen savaşın
yayılma
ihtimali
çok güçlü.
Sadece bir gecede iş,
İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısından çıkıp “bölgesel” bir savaşa, “mezhep savaşı”na dönüşebilir.
DAHA ÖNCE DENEDİLER TUTMADI. AMA BU SEFER BÖLGESEL BİR KURGU İLE BAŞLATILDI.
Mezhep savaşını Irak işgalinde denediler, tutmadı. Suriye savaşında denediler, tutmadı. Bölge ülkeleri savaşı kendi dar alanında, ülkeler ölçeğinde tutmak için büyük çaba harcadı.
Ama bu sefer, İran varoluş savaşı veriyor ve ABD ve İsrail’e yardım ediyorlar diye bütün Körfez ülkelerine saldırıyor. Bu sefer iş, ülke odaklı değil, bölgesel bir kurgu olarak başlatıldı. Bu sefer tehlike daha öncekilerle kıyaslanamayacak boyutta.
Biz daha “savaş bölgeselleşiyor” tartışması yaparken aslında küresel ölçekte felaketin kapıları açıldı. Rusya ve Çin İran’ın arkasında. Askeri teknoloji desteği veriyor. Körfez ülkeleri ABD ile birlikte, hâlâ ABD üslerinin kendilerini savunabileceğine inanmaya devam ediyor.
İSRAİL BÜTÜN MASALARI SABOTE EDECEKTİR!
ABD-İran görüşmeleri bir aldatmaca ve bu haritaya göre sonuçsuz kalabilir. ABD ateşkes istese bile İsrail bunu sabote edecektir. Nitekim Netanyahu’nun “ABD İran’la barışı önemsiyor. Ama biz kendimizi savunmaya devam edeceğiz” cümlesi, İsrail’in ateşkese uymayacağını daha şimdiden ilan etti. ABD’ye değil İsrail’e bakılmalı. İsrail’in savaş kurgusuna bakılmalı.
Artık kuralların olmadığı, soykırıma uğrayan Filistinlilerin şimdi de idamlarla soykırıma maruz kalacağı, Küba’da elektriklerin kesilip bebeklerin öldürüldüğü, en uç şiddet örneklerinin bile normal görülebildiği bir aşırılıklar, bir olağanüstülükler çağında yaşıyoruz. Ve her şeye hazırlıklı olmalıyız.
ARTIK HİÇBİR EZBER İŞE YARAMAYACAKTIR. BİR GECEDE BUNLARIN TAMAMI OLABİLİR!
Artık hiçbir ezber işe yaramayacak. Hiçbir ön kabul doğru sonuç vermeyecektir. Hiçbir iyi ilişki güven sağlamayacaktır. Eski düşmanlıklar ve dostluklar bu dönemde kalıcı olmayacaktır.
Coğrafyamızda, on yıllardır bize dayatılan ve gerçek olarak pazarlanan gerekçeler bu savaşı anlamamıza yetmeyecektir.
Bir gecede bütün Körfez ülkeleri savaşa girebilir. Bir gün sonra Pakistan savaşa sürüklenebilir. İran Bahreyn’i işgal eder, Kuzey Irak’ı işgal eder. Irak Kuveyt’e saldırır. BAE ve S. Arabistan İran’a saldırır. Yemen savaşı yeniden patlar. S. Arabistan’a karşı cephe açılır.
BİZ BİRBİRİMİZİ YOK EDERKEN İSRAİL LÜBNAN’I, SURİYE’Yİ İŞGAL EDECEK. ASIL KURGU BUDUR.
Coğrafya bu savaşlarla sarsılırken İsrail Lübnan’ı işgal eder. Suriye’nin bir bölümünü işgal eder. Sina Yarımadası’na saldırır.
Siz Doğu’da mezhep savaşı yürütürken, ülkeler birbirini kırarken o kendi ajandasını rahatça uygular. Sonunda bölgede taş üstünde taş kalmaz. Şehirler harap olur milletler ağır yara alır, ülkeler çöker.
Siz bu bedelleri öderken İsrail istediğini almıştır. Bölgenin süper gücü olur. Daha da güçlenir. Daha da saldırganlaşır.
Siz “mezhep” derken İsrail hepinizin patronu olur. O zaman mezhep krizinin aslında İsrail için bir silah olduğunu anlarsınız. Ve bu halde bir coğrafya, 21. yüzyıl boyunca bir daha ayağa kalkamaz. 19. yüzyılın sonunu, 20. yüzyılın başlarını bir kez daha yaşamak zorunda kalırız.
YARIN DA KÖRFEZ ÜLKELERİNİ VURURLAR! BİZ DE İŞGALE KILIF UYDURMAKLA KALIRIZ.
Bence bizim coğrafya, tehlikenin boyutunu henüz kavrayabilmiş değil. Bu savaşı daha önceki işgaller dönemine benzetiyor ve hafife alıyor. Suriye’de, Halep’te Sünni katliamı yapan “İran’ın da burnu sürtülsün” düşüncesi ile bakıyor.
Bu bakış İran’ın yaptığı hatalara düşmek demektir. Bu bakış coğrafyanın geleceğini yakmak demektir. Devletleri bile tuzağa düşüren bu bakış, coğrafyaya dışarıdan yönelen işgallere kılıf uydurmak demektir.
Ama unutmayın, coğrafya içi bir güç savaşı değil bu. ABD ve İsrail için Şii, Sünni yok. Dün Sünni Gezzelilere soykırım uyguluyorlardı. Bugün Şii İran’ı vuruyorlar.
Yarın Sünni Körfez ülkelerini vuracaklar. Bütün bunların üstüne, mezhep eksenli bakışa en uzak ülke olan Türkiye’yi düşmanlaştırmaya şimdiden başladılar.
SON SÜNNİ İMPARATORLUĞU TARİHTEN SİLENLER KİMLERDİ? BİR ÜST AKIL OLUŞTURAMAZSAK YÜZYILI KAYBEDERİZ.
Coğrafya dışından gelenler, işgallere başlayanlar böyle bakmamızı istiyor. Kendi ajandalarını bizim zaaflarımızla pazarlıyor. Son Sünni imparatorluğu, Hilafeti tarihten silenler bunlar. Tehlikeli olan bu. En büyük tehdit bu.
Burayı aşalım. Savaşın bölgeselleşmesi nasıl engellenebilir, ona bakalım. Küreselleşmesi nasıl önlenir ona bakalım.
Bu üst aklı oluşturamazsak ve işler böyle devam ederse, yüz yılı kaybedecek yıkımlara tanık olabiliriz. Her ülke büyük acılar yaşar, büyük bedeller öder.
MEZHEP SAVAŞI ÇIKARAMAZSA NÜKLEER SALDIRILARLA BÖLGEYİ PATLATACAKLAR.
İsrail’in kurgusu bölgesel savaştır. O doğrudan İslam’la savaşıyor. Müslüman dünya ile savaşıyor. ABD dün Irak’ta İran’la iş birliği yapıyordu, Sünnileri yok ediyordu, bugün onu vuruyor.
Haşd-i Şabi dün ABD ile dolaylı ortaklık yürütüyordu şimdi ABD üslerini vuruyor. PKK Suriye’de ABD ile hareket ediyordu ama ABD onu Suriye’de terk etti.
Onların hesabı başka. Onların ajandası başka. Biz niye bu noktaya saplanıp kalıyoruz. İsrail mezhep savaşları üzerinden bölgesel bir yıkım hesabı yapıyor.
Bunu başaramazsa, Körfez ülkelerini İran cephesine süremezse nükleer saldırılarla bölgeyi patlatacak. İşte bu asıl hedefe odaklanalım.
İRAN’LA OLMAZSA TÜRKİYE’YE SALDIRARAK BUNU DENEYECEK.
Bu senaryo yeni değil. Bu senaryo için gerekçe aranmıyor. İran savaşı ile bunu başaramazlarsa Türkiye’ye saldırarak bunu yapmaya çalışacaklar. Bunu deneyecekler bir yere not edin.
İran’dan sonra Türkiye’yi vuracaklar bunu bilin. Otuz yıldır tek bir planı parça parça izliyoruz ama bu parçalardan kurtulup bütünü hiç göremedik.
ABD-İran görüşmeleri nasıl seyreder, İran’a kurulan yeni bir tuzak mı bilmiyoruz. Ama bu savaş daha şimdiden kontrolden çıktı. Yönetilebilir olmaktan çıktı.
İsrail dışında kimse, işin nerelere varacağına dair bir düşüncesi yok. Onun bir ajandası var ve Turmp’ın bile bunu yönetme gücü yok.
BU SAVAŞ ACİLEN DURDURULMALI!
İran Körfez’e saldırıları bırakmalı. Körfez ülkeleri İran’a karşı cephe açmamalı. İsrail’in bu ülkeler üzerindeki etkisi kırılmalı. ABD’nin coğrafyamızdaki oyun alanı daraltılmalı. İsrail’in bütün bölge için ortak tehdit olduğu gerçeği sürekli işlenmeli, zihinlere yerleşmeli.
Ne pahasına olursa olsun bu savaş acilen durdurulmalı. Çok çok kısa bir süre içinde öyle bir hale gelir ki, Türkiye dahil hiçbir ülke savaşın dışında kalamaz.
Hindistan sınırından Kızıldeniz’e kadar ateş bütün coğrafyayı sarar. Şu asla unutulmamalı: Bu konuştuklarımızın tamamı İsrail’in kurgusudur. Bu kurgu acilen bozulmalı.
TÜRKİYE EGE VE AKDENİZ’DE CEPHE AÇMAK ZORUNDA KALABİLİR!
Bir adım sonrasında Türkiye’yi neler beklediğini tahmin edebiliyoruz. Bu oyunlara elbette gelmemeye çalışacağız ama bazen sabretmek imkânsız hale gelebilir. İşte böyle bir atmosfer oluşturulduğunda savaş dışında seçeneğimiz kalmayabilir.
O zaman Ege’de, Akdeniz’de de cepheler açılacaktır.
Bence, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en tehlikeli bölgesel senaryo ile karşı karşıyayız. Biz ve bütün bölge ülkeleri…
