İkinci adım İran. Üçüncü, dördüncü adım neresi? Bir “kızıl düve” için dünyayı yakacak bu barbarları coğrafyada boğabiliriz. Kâbe’yi, İstanbul’u vururlar. Trilyon dolarlar uçup gider. Bugünün sessizliği intihar olur. Adalar’daki İsrail varlığı “savaş sebebi” sayılmalı.
Bu savaşı Trump yönetmiyor. Bu savaşı ABD de yönetmiyor. İsrail yönetiyor, Netanyahu yönetiyor. Şizofren bir soykırımcı katil, bütün coğrafyayı felakete sürüklüyor. Trump ve damadı da, savaş üzerinden yatırım kurgusu yapıp para kazanıyor.
Dünya böyle ahlaksız, böyle aşağılık bir şey görmedi. Gazze’de soykırım yapılırken, bebekler sistematik bir şekilde öldürülürken, “İnsan ırkı Netanyahu’yu ortadan kaldırmalı. Yoksa bütün dünyayı büyük felakete sürükleyecek. Çok daha büyük kötülükleri önlemek için Netanyahu ve ekibi ortadan kaldırılmalı” diye yazıyordum.
İKİNCİ ADIM DA ATILDI.
İKİNCİSİNİ, ÜÇÜNCÜSÜNÜ DÜŞÜNEBİLİYOR MUYUZ?
Soykırımdan sonra ikinci adım başladı. Bunun üçüncüsünü, dördüncüsünü düşünebiliyor muyuz? Coğrafyamızın büyük ülkeleri, büyük milletleri nasıl bir tehditle yüzleştiğimizi görüyor musunuz? Bu tehdidin nerelere uzanacağını öngörebiliyor musunuz? Siz bunu İran savaşı zannedebilirsiniz. Öyle değil.
Eğer öngöremedikleri önlemler almayı geciktirirsek; dün Bağdat’ı, bugün İsfahan’ı yok edenler, yarın Kudüs’ü de yok edecek. Müslümanlara ait her şeyi silip atacak.
Sonraki gün İstanbul’u vuracak, Mekke’yi vuracak. Bu barbarların zihin dünyalarında neler olduğunu okuyabiliyor muyuz?
SESSİZLİĞİMİZ FELAKETİMİZ OLABİLİR.
Bugünün sessizliği yarınların yıkımı, ölümü olabilir. İnsan tarihinde savaşların bir gerekçesi olurdu. Adalet için, güç inşası için, emperyal hırslar için ve daha birçok sebebi olurdu, biliriz.
Bu savaşın tek bir sebebi var: Netanyahu ve çetesinin, Yahudi Kabilesi’nin zihin dünyalarındaki kötülük. İnsan ırkına duydukları nefret. Başka hiçbir sebep yok.
Tarihte yaşananlara bakarak bu savaşı anlayamayız. Tarih bize ilk kez bir gerekçe sunamıyor. Çünkü yok. Bu bir din savaşı da değil.
Bu bir ırk savaşı da değil. Tamamen “şeytanlaşan” bir topluluğun, Adem’den bu yana bütün insanlık birikimini yok etmeye ayarlı korkunç bir hastalığı var ortada.
ARAPLARI “TURKOFOBİ” İLE DE KORKUTACAKLAR…
Körfez ülkeleri bunu Arap-Fars savaşı olarak kabul ediyor. Onlara öyle söyleniyor. Savaşın kurgusu böyle yapılıyor. Müslüman toplumlar bunun bir Şii-Sünni savaşı olabileceğini düşünüyor. “Şii İran”a bir rezerv koyuyor. Savaşın bölgeselleşmesinin Şii-Sünni savaşına dönüşebileceğini tartışıyor.
Oysa bu çok daha büyük bir kötülük. İran’la sınırlı değil. İran’ın bütün bölgede yaptığı kötülüklere misilleme değil. “İran’ın burnu sürtülsün” ifadesiyle anlaşılabilecek bir şey değil. Onlar için Şii-Sünni yok. Onlar için Arap-Fars yok.
İslamofobi’den sonra “Turkofobi”yi küreselleştirmelerine dikkat. Arapları İran’la, Türklerle korkutmalarına dikkat. Bizim zaaflarımızla ördükleri zihin felçleştirme ile coğrafyayı imha ediyorlar. İslam’a ve Müslümanlara ait ne varsa yok etmeye çalışıyorlar.
PAKİSTAN VE TÜRKİYE’Yİ DE HEDEF ALACAKLAR!
Ülkelerimizi, şehirlerimizi haritadan silmeye, milletlerimizi yüz yıl toparlanamayacak şekilde yaralamaya ve diz çöktürmeye çalışıyorlar. Trump ve ekibinin her açıklama öncesi yaptığı petrol ve altın yatırımları kadar onların gözünde değiriniz yok.
Kazanmak için İran’ı tamamen imha edebilirler. Kazanmak için hemen ardından Pakistan’ı yok edebilirler. Türkiye’yi vurmaya başlayabilirler. Netanyahu gibi bir hasta ruhlu kişiliğin peşine takılan ya da kurgusuna teslim olan bu insanlığın geleceğinin ne olacağına dair hiç mi düşünmüyoruz.
İNGİLTERE NİYE “BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL” DİYOR
Dikkat edin: ABD’nin en yakın müttefikleri savaştan Uzak duruyor. İngiltere “Bu bizim savaşımız değil” diyor. Fransa, İtalya “üslerimizi kullanmayın” diyor. İspanya ABD’ye bayrak açıyor. Bütün Avrupa, bu çılgın ekibin dünyayı mahvedeceğini gördü, kendini korumaya çalışıyor.
Trump da onları “NATO”dan çıkarım” diye tehdit ediyor. Rusya tehdidi nedeniyle panikleyen Avrupa’yı en büyük korkusundan vuruyor. Ama görünüyor ki, Netanyahu’nun ilmiği boynuna geçirilmiş. O ne derse yapmak zorunda. Ayrıca çevresi ve İsrail de ona ilahi bir rol yükleyerek, onun zaaflarını kullanıyor.
KOCA MİLLETLER BU DELİLİĞE TESLİM OLAMAZ.
Böyle bir deliliğin dünyayı nerelere sürükleyebileceğinin hesabını, acilen bütün uluslar yapmalı. İran’la başlatılan felaketin yarın Pakistan’ı, Mısır’ı, Türkiye’yi, Suudi Arabistan’ı nasıl bir ateşle sınayacağı düşünülmeli. Akdeniz’i, Kızıldeniz’i, Ege’yi nasıl ateşler sarabileceği öngörülmeli.
Koca devletler, büyük uluslar böyle bir deliliğe teslim olamaz. Tarih inşa eden, imparatorluklar kuran, coğrafya tasarlayan........
