15 Temmuz: Bir gecede bin yıllık mücadelenin tarihidir. O gece yaşanan mucize neydi? Ve sadece on yılda, Türkiye nasıl bir dünya gücü oldu?
15 Temmuz: Bir gecede bin yıllık mücadelenin tarihidir. O gece yaşanan mucize neydi? Ve sadece on yılda, Türkiye nasıl bir dünya gücü oldu?
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kullanılarak ülkemize açık bir saldırı yapıldı. Elli yıl boyunca Batılı istihbarat teşkilatları tarafından korunan, beslenen, devlet içine yerleştirilen, dünya genelinde örgütlenen bir yapı, bir terör örgütü, Türkiye Cumhuriyeti’ni rehin almaya, ülkemize diz çöktürmeye çalıştı. Milletin ve devletin imkanları kullanılarak milleti, ülkeyi ve devleti yok etmeye çalıştı.
HEDEFLERİ İÇ SAVAŞTI. TÜRKİYE KÜÇÜLECEKTİ!
Etki altına aldığı her Anadolu çocuğunu bir vatan hainine dönüştüren FETÖ’yü sahaya süren güçler, PKK ve diğer terör örgütleri ve diğer ihanet çetelerini işgal girişimi için harekete geçirmişti. Hedef; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirip, devleti işlemez hale getirmek, ardından milleti birbirine kırdırmak ve Türkiye’yi küçültmekti.
Aslında Türkiye darbe görünümlü işgal ve iç savaş senaryosu ile yüz yüzeydi. Siyasi tarihinde sayısız savaşlar ve mücadeleler yaşamış, bütün iklimlerde iz bırakmış milletimiz, Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı’nın parçalanması gibi bir yok oluşa mahkûm edilmek istendi.
Suriyeleştirme süreci başlatılıyor, FETÖ üzerinden “Türkiye cephesi” açılıyordu.
SUİKAST, İNFAZ, TOPLAMA KAMPLARI PLANLANMIŞTI.
Tanklar kışlalardan çıkmış, ordu içindeki vatan hainleri sokaklara salınmış, köprüler tutulmuş, ülkenin Cumhurbaşkanı için suikastçılar gönderilmiş, binlerce kişilik infaz listeleri hazırlanmış, on binlerce insan için toplama kampları belirlenmişti. Milletin Meclisi bombalanmış, sivil insanlar tanklarla ezilmiş, sokakta insanlar kurşun yağmuruna tutulmuş, bir katliam başlatılmıştı.
AMA BİR MUCİZE BAŞLADI.
Ama onların hesap edemediği, efendilerinin hesap edemediği bir mucize gerçekleşti. Milletimiz birkaç saat içinde, büyük bir öfke ile vatan ekseninde birleşti. Türkiye’nin her köşesinde yüz binler sokaklara aktı. Kitleler tanklara, kurşunlara karşı yürüyordu. Dünya tarihinin görmediği bir coşku, cesaret örneği sergileniyordu.
Yaşlılar, gençler, kadınlar, yürekleri sağlam insanlar tarihi değiştiriyor, hayatlarında silah görmemiş insanlar kurşunlara meydan okuyordu. Haçlı Savaşları’ndan bu yana, mücadele geleneği ile tarih yapan milletimiz, Çanakkale ruhu ile yeniden ayağa kalkmıştı.
BİR DEVRİM YAŞANIYORDU VE İŞGALCİLER ŞOKTAYDI.
Darbeciler de onları yöneten küresel efendileri de çokuluslu müdahaleyi planlayanlar da şoktaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla milyonlar Türkiye’nin kaderine el koydu. Darbe ve işgale karşı bir devrim gerçekleşiyor, dünya tarihinde tanık olunmayan bir destan yazılıyordu.
O gece, yüzyılın mücadelesi birkaç saate sığdırıldı, küresel güç haritaları altüst oldu. O gece şehit olan, gazi olan, sakat kalan, yetim kalan, dua eden, öfkesini sokaklara taşıyan, cümlelere taşıyan, Allah’ın kalplerine müjdeler indirdiği, korkuyu unutturduğu herkes bu ülke için, bu millet için kutsaldı.
O gece bütün Türkiye’de; selalarla kendine gelen, ezanla dirilen, dualarla korunan bir millet vardı. O gece, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük saldırı geri püskürtüldü.
SON KALE DİRENDİ, SAPASAĞLAM KALDI.
Bu yüzden 15 Temmuz, Yeni Türkiye’nin, Büyük Türkiye’nin kuruluş tarihidir. Vesayetin olmadığı, kendi yolunu çizen, kendi geleceğini kuran, bir daha bileği bükülemeyecek olan ülkenin kuruluş ilanıdır. Bizim için “Son İstiklal Savaşı”dır. Son cephenin kazanılmasıdır, 21. yüzyılın zaferler sayfasının açılmasıdır. Son Kale, bütün gücüyle sapasağlam olduğunu göstermiştir.
Peki Türkiye imha edilecekken küresel güce nasıl dönüştü? Ve bizler bu “büyük........
