menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Havai fişekler

37 0
29.01.2026

Sevdiğimiz birini kaybettiğimizde acımızı derinleştiren şeylerin belki de en dokunaklı olanı yaşarken yapamadıklarıdır. İçimizde büyüyen o burukluğun kendi geçip gitmekte olan hayatımıza dönük bir tarafı da var elbette. Canımızın böylesine acıması, hayatını geride bırakıp giden o sevgili yakınımızın kendine yaşattığı mahrumiyetleri biliyor olmamız kadar, bir gün muhtemelen bizim hayatımız için de aynı şeylerin düşünülecek olmasınadır.

“Pişman olduğum o kadar çok şey yaptım ki!” diye hayıflandı bankta güneşlenen iki yaşlı adamdan biri. “Ben yaptıklarımın değil, yapabileceğim halde yapmadıklarımın pişmanlığını yaşıyorum!” dedi cevaben diğeri.

Bir çoğumuz bir yerden sonra mağlubiyeti kabul ediyor, takılmış eski bir plak gibi aynı nakarata dönmeyi kabulleniyoruz. Buna direnecek mecali kendimizde bulamıyoruz. Aslında belki mecali değil, bizi başka ve çok daha engin bir mecraya götürecek yolu bulamıyoruz. İnsanın hayatın her milimetrekaresine ilgi göstermesi lazım; bunu da her şey için çok geç olmadan yapması lazım! Çoğumuz en zinde zamanlarımızı ahir ömrümüzde bize yol gösterecek hayat bilgisini edinmek için hiçbir gayret göstermeden hayhuy peşinde tüketip gidiyoruz. Oysa ölüme doğru adımlarımızın hızlandığı........

© Yeni Şafak