menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal medya çağında anne kıskançlığı

53 0
13.10.2026

Sosyal medya çağında anne kıskançlığı

Ne vakittir tanıdığım, tanımadığım kişilerden “senin için ilginç bir haber” diyerek WhatsApp üzerinden vakitli vakitsiz video haberlerine maruz kalıyorum. Her gönderinin sahibi kendisini biricik zannediyor olmalı ki gönderisi üzerine acil yorum bekliyor. En son, Çekirge şarkısı ile meşhur olmuş Atila Taş’ın kızının balkondan düşüp/düşürülüp hayatını kaybetmesi üzerine de böyle bir ileti paylaşanlar oldu. Durum çok üzücü. Bundan haberdar olan küçük torun sahibi pek çok anneanne, kendi kızının da böyle bir yalnızlık/bunalım yaşayıp yaşamadığını sorgular hale geldi.

Nerede tanıştığımızı hatırlayamadığım, aile danışmanı olduğunu söyleyen bir hanım beni WhatsApp grubuna dahil etmiş. Çıkarmasını söyleyince bu defa “Ama sizin bunları bilmeniz gerekiyor” diyerek orada yapılan konuşmaları bana yönlendirip, “Gündelik hayatı yazıyorsunuz, bunlar sizin için önemli” dedi, oldukça üst perdeden.

Fikri takip benim için önemli. Sabah kalkıp bugün ne yazsam sorusu eşliğinde oturmuyorum masama. Ne yazacağım, nereden yazacağım en az on gün öncesinden bellidir ve bendeniz yazmaya niyet ettiğim yazı için dikkatimi sürekli uyanık tutmaya çalışırım. Dikkatimi uyanık tutmak için herkesin kendince pişirip taşırdığı medya sofrasına mesafemi korurum.

Sosyal medyanın “anne yalnızlığı”nı besleyen damarını Tolstoy’un Anna Karenina romanındaki Dolli karakteri üzerinden birkaç hafta önce dikkatinize sunmuştum.

Niye Dolli karakteri üzerinde duruyorum ısrarla? Anna Karenina romanında her kahramanın günümüze denk gelen bir karşılığı var. Dolli, romanın “en anne” kahramanı. Dolli üzerinden annelik damarındaki değişenler ve değişmeyenler bahsini çarpıcı bir şekilde takip etmek mümkün.

Tolstoy sanki günümüzün annelerinin kendilerini başkasının çocuğu üzerinden mukayese eden halini görelim diye romanında muhteşem bir sahne sunar. Sahne bu satırların yazarı için muhteşem, lakin pek çok okuyucu için tefrikasını uzatabilmek için yazılmış bir sahne olarak algılanmıştır muhtemelen. Malumunuz Anna Karenina tefrika olarak yayımlandı.

Sahne şu: “Kara kaşlı, simsiyah saçlı, pembe yanaklı, düzgün sağlıklı ciltli, küçük bedeni pembe beyaz küçük kız yeni gelene bakarken........

© Yeni Şafak