menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Temkinli iyimserlik

29 0
13.03.2025

Öcalan’ın, PKK’ya çağrısının ardından Areda Survey bir araştırma yapmış…

Türkiye genelinde 1.220 kişinin katıldığı ve 28 Şubat-03 Mart 2025 tarihleri arasında hayata geçirilen araştırmaya göre; halkın yüzde 57,5’i çağrıyı olumlu buluyor. Ancak, yüzde 47,4’ü PKK’nın silah bırakmayacağını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 48,3’ü çağrının dikkate alınmaması ve silah bırakmanın esas olması gerektiğini savunurken, yüzde 69,8’i Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarına devam etmesi gerektiğini belirtiyor.

İşte, şu sıra devletimizin de gösterdiği, ne tuhaf ki Batı basınının hiç anlayamadığı ‘temkinli iyimserlik’ denilen tutumun rakamlarla ifadesi…

İki açıklamanın satır aralarını doğru okumak da bu tutumun gerekçelerini destekliyor… Öcalan’ın çağrısının ardından Kandil’in yaptığı açıklama ile SDG ve Şam hükûmetinin vardığı 8 maddelik mutabakat metninin ‘ses tonu’, temkinli iyimserliğe işaret ediyor…

Kandil dört şey söylemişti… Bir; PKK’nın çağrıya uyacağını. İki; fesih kongresini bizzat Öcalan’ın yönetmesi gerektiğini. Üç; ateşkes ilan ettiklerini (Oysa bizimkiler “Silah bırakmak” olarak ifade ediyor). Dört; çağrının başarıyla sonuçlanması için demokratik siyaset ve hukuki zeminin uygun olması gerektiğini…

Bunların hepsi “İpe un sermek” olarak algılanabilir…

Gelelim SDG’ye… “Ateşkes” lafı bunlarda da var (madde 3).

Bir de 8. maddede, “Yürütme komiteleri, bu mutabakatın 2025 yılı sonuna kadar tam olarak hayata geçirilmesi için çalışacak” deniliyor… Yani, müzakereler sekiz aylık bir ‘deneme-yanılma’ dönemine yayılacak… Diğer maddeler ise genel geçerliliği olan sözlerden ibaret…

Türkiye korkusuyla zaman kazanma girişimleri… Bu yüzden ne İbrahim Kalın zil takıp........

© Yeni Şafak