menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanınmak hiçbir şeydir, itibar ve ikna her şey…

33 3
18.03.2025

Ahmet Hakan

kardeşim dünkü yazısında özetle demiş ki; “İmamoğlu karşıtı olup da kendisini sürekli eleştirenler, onun gündemden düşmesine izin vermiyor, Saraçhane odaklı İmamoğlu ekiplerinden çok daha fazla İmamoğlu için çalışıyorlar.”

Kendisine ancak kısmen katılabildiğimi söylemeliyim… Neden kısmen?.. Yanıt, iletişim kuramında…

Hani, iletişimin nihai amacı ‘

ikna

ve

değişim

’ ya… İkna;

tanınma

ve

beğeninin

(itibar) sağlanmasıyla mümkün olabiliyor… Değişim ise

vaat

ve

güven

gerektiriyor…

Ahmet kardeşimin altını çizdiği şey; sadece ‘

tanınma

’ ile ilgili… Evet, eleştirel yaklaşılsa bile bir kişiden sürekli söz etmek, onun sadece

tanınma yüzdesini

artırır… Diğer parametreleri etkilemez ki; o parametreler olmaksızın ikna ve değişim elde edilemez. Başka bir deyişle,

seçim

sadece

tanınmayla

kazanılmaz.

Bu bağlamda

Ciguli

örneğini sık sık hatırlamakta yarar vardır. Rahmetliyi

tanımayan

yoktu… Ancak, açlık ve sefalet içinde öldüğü biliniyor… Yani,

tanınmanın

, beğeniyle desteklenmediği, vaat ve güvenle bir araya getirilemediği sürece pek bir işe yaramadığını iddia etmek abartı olmaz…

Sosyal medya ortamı,

Ekrem İmamoğlu’nun

vaat

ve

gafları

’ ile dolu… Haber siteleri de konuyu detaylarıyla ele almış. Örneğin

Kubilay Dikmen’in

yaptığı çalışmanın bir bölümü şöyle…

5 yılda İstanbul’un deprem sorununu çözeceğiz, dedi; çalıştaydan öteye gidemedi! ‘100 bin konut dönüştüreceğiz’ dedi, 5 binini bitiremedi! ‘15 bin yeni sosyal konut yapacağız’ dedi, o vaadi de yerine getirmedi! ‘Ulaşım sorununu çözeceğiz’........

© Yeni Şafak