Testi kırılmadan önce..
Önceki yazımda ABD’deki okul saldırılarına katılan çocuk yaştaki faillerin önceden dışa vurduğu sinyalleri ebeveynlerinin doğru okuyamadıklarına değinmiş idim. Zamanında görülerek gereği yapılan sinyallerinse hayat kurtarıcı olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
Sinyalleri izlemek ciddiye alınması gereken bir önlem. ABD’de saldırı hazırlığı yapan bir gencin ailesinin durumu yetkililere bildirmesi üzere tedaviye alınarak iyileştirildiğine dair bir vaka var. Bu vakada genç, tasarladığı saldırıyı gerçekleştirmesi durumunda kendisini tanıyanların “
Onun böyle bir şey yapacağını hiç düşünmezdim
” diyecek olmalarını sevdiğini söylüyordu.
Ülkemizde tanık olduğumuz hatalardan birisi öğrencilerindeki tuhaflıkları velilerine bildiren öğretmenlerin yeterli desteği görmemeleri. Bazı veliler öğretmenlerin ikazlarını ciddiye almayabiliyorlar. Hatta bazı durumlarda veliler öğretmenler hakkında şikâyetlerde bile bulunuyorlar. Veli baskısı altında kalan öğretmenler bir süre sonra ilgilerini kaybedebiliyorlar
Hiç kuşkusuz, “
Eğitim
”, altta kalanları yukarıya doğru çekme sanatıdır. Eğitim sadece en zekilere hitap etmez. Diğer yandan altta kalmanın “
ailevi
özel
koşullar
” başta gelmek üzere çocuğun kendisinden kaynaklanmayan birçok nedeni olabilir. Eğitimci altta yatan nedenleri anlamaya çalışarak çocuğun geleceğini olumlu yönde şekillendirmekle de mükelleftir.
Amerika’da yapılan araştırmalarda çocukların anlam dünyalarına dokunmanın, çocuklar arasındaki olumlu işbirliklerini geliştirmenin, yalnızlaşmalarına engel olmanın, sosyal değerleri........
