Sicilya, Gelibolu, İran!
Milattan Önce 431’de Atina ile Sparta arasında başlayan “Peloponez Savaşları” 421’de kırılgan bir ateşkes anlaşmasıyla “mola” vermişti. 416’da Atina’lı Neoconlar bu savaşlarda “tarafsızlığı” seçen Meloslular’ı “Koşulsuz Teslim yahut Ölüm” arasında tercihe zorlamıştı. Teslim olmayan Meloslular “ibret olsun” diye boğazlandı. Ardından Atinalılar Sicilya’daki Siraküza’yı işgal için bir donanma seferi daha başlattılar. Önceki yazıda “Atina İmparatorluğu” ve müttefiklerinin Sicilya’yı işgal girişimlerinin hezimetle sonuçlandığını anlatmış idim.
Siraküza önlerine büyük bir savaş filosu yığan Atinalılar karaya asker çıkararak kenti kuşatmıştılar. İki yılın ardından Atinalılar hem karada, hem limanda kapana kısılmış durumdaydılar. Kapandan kurtulmaya çalışmış iseler de başaramayarak telef olmuşlardı.
Atina halkıysa “zafer” haberi beklediğinden hezimet söylentilerine ilkin inanmak istemedi. Tarihçi Plutarkhos hezimeti Atina’ya bildiren bir adamın yalancılıkla suçlanarak falakaya yatırıldığını anlatır. O sırada hayatta olan Atina’lı Thukydides, Atinalılar’ın sonunda yenilgiyi kabullendiklerini belirterek, “Bundan sonra seferin yapılmasını isteyenlere karşı müthiş bir nefret baş gösterdi. İnsanlar sanki kendileri bir oylama yapmamışlar gibi davranıyorlardı. Sicilya’nın ele geçirileceğini söyleyen tüm kahinlerden de nefret ediliyordu” diyordu.
Sicilya’nın işgalinin mimarı olan Alkibiades sefer öncesinde Atinalılar’ı ikna etmek için bazı kahinleri elde etmişti. Atina halk........
