Terörsüz Türkiye için başka bir yol mümkün mü?
Türkiye çok önemli bir dönemeçten geçiyor.
Yıllardır milletimizin canını yakan terörün sona ermesi, elbette hepimizin ortak arzusudur. Annelerin evlat acısı yaşamadığı, gençlerin terör örgütlerinin istismarına maruz kalmadığı, askerimizin, polisimizin, öğretmenimizin, doktorumuzun ve vatandaşımızın güven içinde yaşadığı bir Türkiye'den daha güzel ne olabilir?
Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" hedefini tartışmak başka, bu hedefe ulaşmak için izlenen yöntemi tartışmak başkadır.
Bir hedefin doğru olması, o hedefe götüren her yöntemin de doğru olduğu anlamına gelmez.
Bugün asıl konuşmamız gereken mesele budur.
Türkiye terörsüzleşirken hukuk devletinden, millî egemenlikten, devletin üniter yapısından, adalet duygusundan ve milletin ortak değerlerinden taviz verilebilir mi?
Terörün bitmesini isterken, terörün yıllar içinde veremediği zararı devletin temel kurumlarını zayıflatarak verme ihtimali üzerinde düşünmek gerekmez mi?
Tam da bu noktada Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın, TBMM'de tartışmalar eşliğinde kabul edilen Çerçeve Yasaya alternatif olarak ortaya koyduğu 13 maddelik öneri dikkat çekiyor.
Bu öneri, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" meselesine yalnızca güvenlik penceresinden bakmıyor; devlet yapısından........
