Yardım bekleyen çocuklar, hastalar, denizler
Bu sıralarda sayısı giderek artan, çocuklarının rahatsızlığı nedeni ile yardım talebinde bulunan ebeveynlerden mesajlar alıyorum. Gönlümüz hepsinin sağlığından ve iyileşmesinden yana… Ancak bunlara bizim gücümüz yetmez. Yapacağımız üç-beş yüz liralık yardımlar maalesef devede kulak bile değil.
Düşünüyorum da sağlık kuruluşları, sağlık müdürlükleri ve bakanlık yetkilileri çocukların yaşatılması için kendilerine yapılan müracaatlara yanıt veremiyorlar ise, bizler ne yapabiliriz? Ayrıca ülkemizin zenginleştiğini, milli gelirimizin arttığını söyleyen bakanımız, devletten yüksek rakamlı ihaleler alan iş insanlarımız acaba bu talepler karşısında acaba ne cevap veriyorlar?
Valilikten onay alarak kapı-kapı dolaşan ebeveynlere bütçe imkânları doğrultusunda yardımcı olmak her şeyden önce bir insanlık görevi… Tıpkı çöpten geçinen, pazar yerlerinde sebze artıklarını toplayan insanlara yardım ederek yatağımızda rahat uyuyabilmek adına yaptığımız gibi.
İşin aslını ve astarını eski TV programlarında yapımcıların nakletmesi ile öğrenir, geniş halk kitlelerine ulaşan sesleri ile aydınlanırdık. Şimdilerde yiyemeyeceğimiz yemeklerin nasıl pişirildiği, gidemeyeceğimiz yerlerin ne kadar cazip olduğuna, satın alamayacağımız evlerin güzelliğine dair programlar dışında bir yapım yok.
Sosyal medya gurupları üzerinden çok sayıda ilaç satışına gelince…
Aynı mucizevi merhem üzerine pek çok senaryo kurgulayıp yayınlayarak prostat, diz ve bel ağrısı........
