menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aramızdan ayrılanlar…

33 0
10.03.2026

Geçtiğimiz hafta bir zamanlar beraber olduğumuz, ayni ideallerin peşinde koştuğumuz, çocuk ve gençlere ulusal değerlerimizi aşılamak için yurdun farklı yerlerinde gönüllü olarak görev yaptığımız arkadaşlarımızı ve güzel günlerimizi konuştuk.  Her ne kadar çoğu bugün aramızda olmasalar da yaşarken yaptıklarını anımsadık. 

Ölüm doğmak ve yaşamak gibi her canlının son evresi… Sonrasında unutulmak veya unutmak insanın kabullenemediği bir şey. Bir arkadaşımız "Oldum olası hastanede, camide cenazede, kabristanda buluşmaktan hiç hoşlanmıyorum" diye yazmış. Ancak bir toplumun üyesi iseniz, kıvançta ve tasada birlikte olmanız, o toplumu değerli kılan insanları zor günlerinde yalnız bırakmamanız, anmanız gerekiyor. 

Yaşımız ilerledikçe geniş bir tanıdık kitlesine sahip olmanın bedelini hastalık ve ölüm haberleri ile ödüyorsunuz. Hatta bazılarını özlediğinizi, son görevinizi yapamadığınızda gitmelerinin acısını yüreğinizde hissediyorsunuz. 

Bir dostunuzun hastalığını haber aldığınızda onu aramanız "geçmiş olsun" demeniz ona moral verir. Yaşama sevincini arttırır. Bunu hastaneden çıktıktan sonra değil, duyduğunuz anda hemen yapmak; en azından bir yakınına ulaşarak yardım edebileceğiniz bir şey olup olmadığını sormak gerekir. Ölümlerde öleni değil, yakınlarını yalnız bırakmamak;  geride kalanlara madden olamıyorsanız manen destek olmamız gerekir. Bunlar İnsan olmanın göstergeleridir.

Günümüz ekonomik koşulları eskilerin deyimi ile "ölümlük-dirimlik" bir para ayırmamızı zorunlu........

© Yeni Mesaj