Dünyanın geleceğini haydutluk belirleyemez
Venezuela devlet başkanı yatağından alındı ve ABD'de yargılanıyor. Venezuela sanki ayrı bir devlet değil de ABD'nin eyaleti... Eyaletlerde bile yargılamalar kendi içinde eyalet kanunlarına göre yapılırken Maduro ABD'de yargılanıyor. ABD, ülkenin petrol rezervlerine çöktü ve Çin ile yaptığı, ABD'yi zerre kadar ilgilendirmeyen ticaretini engelledi. Yani Venezuela devletinin tüm egemenlik haklarına el koydu.
Sonra Grönland ile ilgili garip açıklamalara şahit olduk. ABD başkanı "Grönland'ı istiyorum, zaten siz Grönland'a gitmiyorsunuz bile" diyerek Danimarka hükümetinin sınırları içindeki bir coğrafyaya göz dikiyordu.
ABD, İran'ın nükleer çalışmaları ile ilgili iddialarda bulundu. İran tarafı denetimleri kabul etti. Taraflar müzakere masasındayken ABD, İran liderini, masadaki müzakerecileri ve masum kız çocuklarını öldürerek bir savaş başlattı.
Belli ki Venezuela'da olduğu gibi yandaş bir yönetimle İran'ın tüm egemenlik haklarına, doğal kaynaklarına ve ticaret özgürlüğüne el koymayı planladı ama olmadı; hâlâ saldırıyor.
ABD saldırılarının başlangıcına bakarsak, müzakerecileri ortadan kaldırdığına göre istediği müzakere değildi; hiç olmadı.
Kız çocuklarına saldırarak ise dünyaya adeta "Geleceği ben şekillendiririm ve nesiller ben izin verirsem yaşar, vermezsem yok olur" mesajını veriyordu. Nemrut misali yani.
Pentagon'un "Cerrahi bir müdahale yaptık ve biz asla özür dilemeyeceğiz" açıklaması, oluşturulmaya çalışılan bu kuralsız dünyanın bir ispatıydı diyebiliriz.
Yine Hindistan'ın davetiyle tatbikata gitmiş, içinde öğrencilerin olduğu, savaş teçhizatı bulunmayan İran gemisi ABD tarafından batırıldıktan sonra Trump, "Gemiyi niye ele geçirmediniz diye sordum; general 'Bana batırmak daha eğlenceli geldi' dedi" diyebildi kameraların önünde.
"Uluslararası hukuk", "insan hakları" gibi evrensel olduğu zannedilen tüm kavramların ABD ve İsrail ikilisi tarafından yok........
