Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor
2025 yılı sıkıntıların, acıların arttığı bir yıl oldu. Gönül ister ki, 2026 yılı her şeyin güzelleştiği, sorunların giderildiği, acıların bittiği bir yıl olsun ama eğer millet olarak buna yönelik bir bakış açısına sahip olmaz, tercihlerimizi düzeltmezsek, bu sadece temenniden ibaret olacak.
Bugünkü yazımızda 2025 yılının ekonomik verilerini aktararak, ekonomik anlamda nasıl bir yıl geçirdiğimizi özetle değerlendireceğiz.
Asgari ücret yıl boyunca 22 bin 104 TL olarak uygulandı, temmuzda ara zam yapılmadı ama yüksek enflasyon sebebiyle açlık ve yoksulluk sınırı sürekli artmaya devam etti. Asgari ücret açlık sınırının oldukça altına düştü.
Türk-İş'in aralık ayı verilerine göre açlık sınırı 30 bin 143 TL, yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 TL oldu. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti ise 39 bin 123 TL'ye yükseldi.
2026 için yeni asgari ücret ise yüzde 27 zamla 28 bin 75 TL oldu. 2026 yılı boyunca değişmeyecek olan bu asgari ücret, daha yeni yıla girmeden açlık sınırının altında kaldı.
16 bin 881 TL gibi açlık sınırının çok çok altında bir maaşa mahkum edilen emeklilerimiz ise, 2025 yılını perişan bir vaziyette geçirdi.
Gelir yetersizliği ve adaletsizliği sebebiyle vatandaşlar banka kredilerine yüklendiler. Bunun neticesi olarak vatandaşların bireysel tüketici kredileri ve kredi kartı borçları patladı ve toplam 5 trilyon 300 milyar TL'ye ulaştı. Normal şartlar altında ödenmesi mümkün olmayan bir borç miktarı bu.
Bu borcun 2 trilyon 649 milyar TL'si kredi kartı, geri kalanı ise tüketici kredileri borcu. Tüketici kredilerinin de 1 trilyon 287 milyar TL'si ihtiyaç kredisi tutarı.
........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin