FATIMA ZEHRA ORAK: İmamların ölümlerinden haberdar olmaları
12 masum İmamlar için 'imamlığın' bir vasfının da kendi öleceği vakti bilmek olduğu aktarılır. Yani hüccet sahibi her gerçek imam, vefat edeceği zamanı bilir bu imametin bir gereğidir.
Bir gün bir sahabe Hz. Hüseyin'e bu şartlar altında Kufe'ye gitmelerini uygun bulmadığını söylüyor.
Hz. Hüseyin de diyor ki; 'Bu söylediğin benim içinde aşikardır ama Allah'ın takdir ettiği şeyi değiştirmek mümkün değildir'.
Bizler de yüzyıllar sonra buradan da şu sonucu çıkarabiliriz ki, Hz. Hüseyin şehit olacağını bilerek, isteyerek Kerbela'ya gitmiş ve kanının son damlasına kadar tüm İslam alemine örnek bir mücadele sergilemiştir.
Kerbela katliamı, iman ile küfrün mücadelesidir. İmam Hüseyin ve kafilesinde bulunan 72 kişi imanın, Kuran'ın ve sünnetin temsilcisi idi.
Karşısındaki ordu da görünürde namaz kılan, kelime tevhit okuyan insanlardan oluşuyordu. Ancak onlar bilmeden imana karşı savaşmışlardır.
Düşünün bir kere bir tarafta Hz. Peygamber'in ciğerparesi, Müslümanların imamı, ümmetin şehidi, İmam Hüseyin'in ailesi ve yakınları; diğer tarafta bin kişilik bir süvari ordusu.
Hatta Hz. Hüseyin'in boyun eğmemekteki kararlı kıyamı karşısında mutlaka öldürülmesine karar verenler bu orduyu da az buldu ki, 30 bin kişilik ayrı bir takviye kuvvet gönderdiler.
Ve 75 kişilik 'Nur' kafilesi karşısında 30 bini aşkın askerden oluşan dev bir ordu karşılaşıyor. Bu dengesizlik küfrün, imanın karşısındaki korkusundan başka bir şey değildir.
Hz. Hüseyin kanı en kıymetli zamanda, en kutsal iş için akmıştır. İmam hüseyninin canı pahasına duruşu, küfre, batıla ve zulme karşı Resûlullah'ın istikametinde hakkı temsil etme duruşudur.
Gerçek........
