Anlam arayışının başarısızlığı ve linç kültürü
İnsan, anlam arayan bir varlıktır ama bu arayış başarısız olduğunda yalnızca acı vermez; boşluk aktif biçimde dolmaya çalışır. Modern insan, anlam arayışında başarısız olduğunda varoluşsal boşluğu doldurmak için üç yola başvurur: Güç istenci, zevk dürtüsü ya da düşman inşası. Düşman inşası, psikanalizin tanıdığı eski bir savunma mekanizmasıdır. Bireyin içindeki kaos, dışarıya yansıtılır; somutlaştırılır, bir yüze, bir gruba, bir isme büründürülür. Böylece belirsiz ve dayanılmaz olan şey aniden hedefe alınabilir hale gelir. Bu, bir anlam üretimidir: ucuz, hızlı, ama gerçek.
Düşman kurgusu, psikologların "anlam çerçevesi" dediği yapıyı tek hamlede inşa eder. Birincisi kimlik: "Ben şu kötünün karşısındayım" demek, kim olduğunu tanımlamaktır. İkincisi topluluk: "Biz onlara karşıyız" demek, ait olma duygusunu doğurmaktır. Üçüncüsü eylem yönü: "Harekete geçmeliyim" demek, hayatın aniden bir misyona dönüşmesidir. Bu üç ihtiyaç — kimlik, aidiyet, amaç — varoluşsal psikolojinin temel eksikleri olduğu için düşman inşası inanılmaz derecede tatmin edicidir. Ülkemizde ilk kez karşılaştığımız ama ABD'de sıkça duyduğumuz okul saldırıları bu durumun nerelere kadar varabileceğini gösteren örneklerdir. 2022'den bu yana ABD'de incelenen kitle saldırısı vakalarının büyük çoğunluğunda saldırganların bıraktığı yazılı belgeler dikkat çekicidir: bunlar suç itirafı değil,........
