Küresel müesses nizamcılar AK Parti ile yola devam diyor
Sevgili okurlarım bu mesele esas itibariyle 100 yıllık bir mesele olup, çok iyi tarih okuması yapanlarca ancak kavranabilecek derin bir mevzudur.
Bu mevzu, AK Parti veya CHP'nin iktidar olması meselesinin çok ötesinde, derinliği ve boyutları olan tarihsel bir mevzudur.
Bir kere küresel elitler veya küresel müesses nizam sahipleri dendiğinde kim ne anlamaktadır bilemiyorum ancak, bu hususta çok derin araştırmaları olan kardeşiniz olarak derim ki, dünyada finans kapital ve tekno kapitalciler olarak sınıflandırılan güç sahiplerinin dört aileyi geçmediğini çok iyi biliyorum.
Özellikle de finans kapitalciler olarak bilinen ailenin, dünyada ki tüm iktidar değişimlerinde temel etken oldukları gerçeğini bilmesi gerekenler çok yakinen bilirler!
Bu sınıfın elinde dünyanın en etkili silahı olan, Merkez bankaları vardır.
Mesela ABD-İngiltere'nin Merkez bankaları, bu ailenin elindedir.
Esasen bu aile, 1490'lı yıllardan beri dünya üzerinde çok etkili bir konuma sahiptir.
Dediğim gibi bu ailenin sahip olduğu ve onları dünya yüzünde muktedir kılan tek enstrüman, paranın basıldığı Merkez bankalarıdır.
Vaktiyle İngiltere ile Amerika arasında yaşanan savaşta iki tarafa da destek çıkan ve bunun karşılığında onlardan Merkez bankalarını ve para basma haklarını talep eden bu aile, o tarihten bu güne, işte bu parasal güç sayesinde dünyada ki müesses nizamın sahipleri olarak kendilerini konumlandırmışlardır.
ABD dolarının sahipleri de, işte bu ailedir.
Bu ailenin adını hiçbir kurumun tabelasında veya marka olarak göremez, vergi rekortmenleri arasında ise hiç bulamazsınız.
Aslında onlar dünyanın her yerinde vardırlar ama görünmez el gibidirler.
Siz bu insanların kendilerinden ziyade, devşirdikleri işbirlikçilerini tanırsınız.
FETÖ gibi, PKK gibi, İŞİD gibi veya bazen de çok legal hareketler olarak görürsünüz ama arkasında kimin veya kimlerin olduğunu asla göremez, bilemezsiniz!
Bu aileye yapılacak en büyük kötülük, ABD dolarına çelme takmak veya doların küresel çerçevede ve parasal sistemin efendisi olma vasfından onu mahrum edecek adımlar atmak.
1963 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. Başkanı John F. Kennedy, 22 Kasım 1963'te Teksas'ın Dallas şehrinde üstü açık arabayla halkı selamlarken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti.
Kimdi bu John F. Kennedy.
ABD dolarını basma yetkisini ve dolayısıyla Merkez bankasını bu ailenin elinden almış ve ABD'nin Merkez bankası haline getiren kararı imzalamış olan genç bir siyasetçi.
Sonrası malum.
John F. Kennedy'in ortadan kaldırılmasından ABD Merkez bankası, dolar basma yetkisi ile yine aynı ailenin eline geçmiştir.
Bretton Woods Anlaşmasının yapılması ve sonradan bozulmasına, yinr aynı aile karar vermiştir.
Petro-dolar sistemine geçilmesine, aynı aile karar vermiş ve uygulamıştır.
Dolayısıyla aslında ABD'de işbaşına gelen tüm iktidarlar ve başkanlar, aynı aileden icazetlidir.
Bazen de durum değişir ve iktidar el değiştirir.
Fakat Merkez bankası yine aynı ailede olduğu için esasen pek bir değişim olmuş sayılmaz.
Bugün ABD'nin dünya üzerinde çıkarmış olduğu savaşların kararlarını ne pentagon, ne de başkanları alır.
Bunlar sadece alınan kararları uygular.
İşte dostlarım bir ülke için Merkez bankası ve para basma hakkı ne kadar büyük önem taşır, buradan yola çıkarak kolayca anlayabiliriz.
Dünyada dolara karşı verilen en büyük savaş, milli paralarla ticaret kavramının gündeme geldiği andan itibaren söz konusu olmaktadır.
Ukrayna- Rusya savaşı bu yüzdendir.
Venezuela başkanının yatağından alınması bundan hareketledir.
ABD'nin İran'a karşı savaşı, tam........
