‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’
Müslüman insan Allah'ın varlığına, birliğine ve Hz. Muhammed (s.a.a)'in Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna iman edendir. Ancak bu yeterli değil insanın Allah'ın İstediği gibi bir kul olması için Allah'ın emir ve yasakları vardır. Allah (c.c) insana iyiliği emreder, kötülüklerden ve fena işlerden de men eder.
Müslümanım diyen her bir insan Allah'ın gönderdiği dini İslam'a, Allah'ın gönderdiği Kur'an-a; onu canlı hayata geçiren, canlı Kur'an olan Hz. Muhammed (s.a.a)'e ve Ehl-i Beyt'ine tabi olmak zorundadır. Allah'ın dini İslam'ı onlardan daha iyi bilen ve yaşayan yoktur. Kurtuluşun adresi onlardır. Bir mü'min dünyalık işlerde en tepeye çıkmak için, insanların ahretleriyle, hayatlarıyla oynamaz. Hakkı batıl, batılı da hak olarak göstermez, gösteremez. Eğer dediği gibi Müslümansa.
Siz bir düşünün Allah'ın ayetleriyle dalga geçen, dalga geçtiğini bildikleri halde hala o insana destek olanlara, haram yiyene ve haram yediklerini bildikleri halde onlara destek olanlara, emanete ihanet edene ve ihanetlerini gördükleri halde onlara destek olanlara, Allah'ın düşmanlarıyla dostluk edene ve bunlara destek verenlere, kâfirlerin safında yer alarak Müslümanların ölümüne sebep olana ve onlara destek verenlere, yalan konuşan ve yalancıya destek verenlere, şahsi menfaatleri için Müslümanların ahretleriyle ve hayatlarıyla oynayan insanlara dinimiz İslam ne ad verir: "İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, 'Allah'a ve ahiret gününe inandık' derler." (Bakara-8)
"Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sırf kendilerini........
