Kürt sorunu değil, geçim ve onur sorunu var
Geçtiğimiz hafta sonu Adıyaman, Malatya ve Kahramanmaraş'taydım. Sahada olmak, masa başında kurulan cümlelerin çoğunu anlamsızlaştırıyor. Çünkü insanın yüzüne bakarak konuştuğunuzda, "gündem" dediğimiz şeyin çoğu zaman halkın gerçekliğiyle örtüşmediğini açıkça görüyorsunuz.
Adıyaman'da dolaşırken tokalaştığım insanların büyük çoğunluğu Kürt kökenli vatandaşlarımızdı. Ancak orada gördüğüm tablo, televizyon ekranlarında ve sosyal medya tartışmalarında çizilen resimle örtüşmüyordu. Ne ayrılıkçı bir dil vardı, ne de kimlik merkezli bir talep. Aksine, son derece sade, son derece ortak bir cümle defalarca tekrarlandı:
"Biz sadece insanca yaşamak istiyoruz."
Hatta bir vatandaşımız, özellikle rica etti: "Sesim duyulsun istiyorum, beni kameraya özel çekin."
Bu cümle, aslında meselenin özünü ele veriyordu. İnsanlar bir kimliğin değil, bir hayatın peşindeydi. Onurla yaşayabilmenin, geçimini sağlayabilmenin, geleceğini öngörebilmenin derdindeydi.
Bugün Türkiye'de "Kürt sorunu" başlığı altında konuşulan birçok meselenin, gerçekte kimlikle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve adaletsizlikle ilgili olduğu gerçeğini görmezden geliyoruz. Suni başlıklar üretiyor, bu başlıklar üzerinden hararetli tartışmalar yaparken,........
