menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sıkıştırılan diplomasi

28 0
17.04.2026

ABD ile İran arasındaki süreç, klasik bir diplomatik krizden çok daha farklı bir hatta ilerliyor. Görünürde görüşme ihtimali canlı tutulurken, sahada ekonomik ve askeri baskı giderek yoğunlaşıyor. Bu ikili yapı, çözüm üretmekten ziyade karşı tarafı belirli bir çerçeveye sıkıştırmayı hedefleyen bir güç stratejisine işaret ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakerelerin yeniden başlayabileceğine dair açıklamaları ve uluslararası kurumların bu ihtimali güçlü görmesi, diplomasi kanalının tamamen kapanmadığını gösteriyor. Ancak bu kanal, serbest bir müzakere alanından çok, baskı altında şekillenen kontrollü bir temas zemini niteliği taşıyor.

Sahadaki gelişmeler bu tabloyu destekliyor. İran'ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği ticaretin ciddi şekilde sınırlandırılması, ekonomik yaptırım mantığının ötesine geçerek fiili hareket alanı daraltması yaratıyor. Bu durum yalnızca ticaret akışını değil, İran'ın küresel ekonomiyle kurduğu bağlantının güvenilirliğini de zedeliyor.

Bu tür baskı mekanizmalarının etkisi yalnızca ekonomik değildir. Aynı zamanda siyasi karar alma süreçlerini de hızlandırır ya da sertleştirir. ABD'nin yaklaşımı da tam olarak bu denge üzerine kurulu görünüyor: kademeli baskı ile karar alma sürecini daraltmak.

İran cephesinde ise süreç yalnızca Washington ile yürümüyor. Tahran, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir başkanlığındaki heyetle yapılacak görüşmeyi, ABD ile müzakerelerin geleceği........

© Yeni Mesaj