İran mutabakatından Ukrayna masasına
İran dosyasında tansiyonun düşmesi, küresel siyasette yeni bir hareket alanı açtı. Bu alanın boşalmasıyla birlikte Washington'un dikkatinin yeniden Ukrayna savaşına yönelmesi tesadüf değil. Büyük güçler aynı anda birden fazla krizi yönetir; biri yavaşladığında diğeri öne çıkar.
Ukrayna meselesinde asıl belirleyici konu savaşın bitip bitmeyeceği değil, bitişin hangi siyasi çerçevede gerçekleşeceğidir. Çünkü modern çatışmalarda sonuç, cephede değil masada kalıcı hale gelir.
Avrupa açısından bu savaş yalnızca bir güvenlik krizi değil, aynı zamanda kıtanın gelecekteki siyasi ağırlığını belirleyen bir sınav niteliğinde. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin temel endişesi savaşın uzaması kadar, savaş sona erdiğinde oluşacak yeni düzenin dışında kalma ihtimalidir. Daha açık bir ifadeyle mesele Rusya'ya karşı durmak değil, Ukrayna sonrası kurulacak denklemde etkili bir aktör olarak kalabilmektir.
Washington'un yaklaşımı ise daha geniş ve daha parçalı bir küresel ajandaya dayanıyor. ABD için Ukrayna önemli bir başlık olsa da tek öncelik değildir. Küresel rekabet, Asya-Pasifik dengesi ve enerji güvenliği aynı anda değerlendirilir. Bu nedenle Amerikan siyasetinde zaman zaman "sonuç odaklı hız" ile "uzun........
