Her kesimden yükselen çığlıklar
Bu kadar sağırlık fazla değil mi?
Toplumun her katmanından, her kesiminden ve her sektöründen arşa çıkan feryatlar ve çığlıklar yükseliyor fakat öncelikle toplumun kendisi duyarsız, umursamaz sonra da duyması gereken etkili ve yetkililer taş duvar rolündeler.
Bir toplumda sağırlığın, duyarsızlığın, umursamazlığın ve vurdumduymazlığın bu kadar yaygınlaşmış olması, neredeyse toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş olması pek hayra alamet değil.
Bu ülkenin başkentinde, Ankara'nın tam orta yerinde, iktidar kadrosunda görev alan neredeyse tüm bakanların ve Bakanlıkların gözü önünde günlerdir madenciler aç ve çıplak olarak feryat ediyorlar, çalıştıkları ürettikleri şirketten aylardır maaş alamadıklarını söylüyorlar hayret mi edelim, şaşıralım mı ne edelim?
Ankara duymuyor, Ankara'da meskûn iktidar sahipleri duymuyor ve görmüyor, çalışma bakanı köşe bucak, enerji bakanı köşe bucak…
Ancak, bir bakanın ve bakanlığın hakkı ve duyarlılığı inkâr edilemez; İçişler Bakanlığı, kolluk kuvvetleri marifetiyle meseleye gayet duyarlı davranıyor(!), aç ve çıplak oturma eylemi yapan, seslerini duyurmaya çalışan madencilerin yanlarından bir milim ayrılmıyorlar!
En üstten aşağıya doğru, tepeden tırnağa doğru tüm toplumda anlaşılmaz derecede bir sağırlık, bir umursamazlık durumu hâkim.
Yüzlerce kilometrelik mesafeyi hiç kimse durup dururken ve keyfinden yürüyerek Ankara'ya ulaşıp da orada çıplak vaziyette 'açız açız' diye çığlık atmaz.
Çoğu çoluk çocuk sahibi bu insanları bu kadar yolu yürüten nedir, günlerdir bu şehirde çığlık atmalarına sebep nedir ve kendi yetki alanına girdiği halde bu problemi çözmeyip kör ve sağır davrananlar kimlerdir?
Evlerde artık tencerelerin kaynamadığı, çarşı-pazarın pahalılıktan ötürü alev alev olduğu bir zamanda bir emekçiye, bir madenciye aylarca maaş ödememek ne demek?
Çarşıda feryat var, duyan yok.
Pazarda, markette manavda çığlık var duyan yok.
Yerin bilmem kaç yüz metre altında ter döken madencilerden çığlık var duyan yok.
Biz hangi ara bu kadar sağır, bu kadar umursamaz bir toplum olduk?
Etkili ve yetkili takımı neye güvenerek, kimlere güvenerek toplumun dertlerine karşı bu kadar kör ve sağır davranabiliyorlar?
'Ayarı ile oynadığınız kantar, gün gelir sizi de tartar' öz değişinden haberdar değil millet.
Toplumun dağlar gibi dertleri karşısında bu kadar sağırlık fazla değil mi?
