Abdülhamit’ten, Menderes’ten, Erdoğan’a ABD
Temmuz ayında ülkemizde NATO zirvesi gerçekleştirecek. Hummalı bir çalışma var. Milletin vergilerinden karşılanarak malum şirketlere milyarlarca liralık bütçe ile havalimanına yeni pist yaptırıldı. Yeni devlet konuk evi yaptırıldı.
Altyapılar yenileniyor, güzergahlar temizleniyor, güzergah üzerindeki binalar boyanıyor, tadilat yapılıyor. Başka şehirlerden getirilen binlerce ağaç güzergâh üzerine dikiliyor. Kent genelinde 4.434 reklam panosuna tanıtım görselleri asılıyor.
Ankara genelinde miting, basın açıklaması ve konserler yasaklandı. Dron uçurulması yasaklandı.
Ankara'nın 9 merkez ilçesindeki kamu personeline 6-12 Temmuz arası 'işe gelmeyin' denildi. Yani izin verildi. Toplantı alanları ve 15 otel çevresine giriş yasağı.
Ülke genelinde ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısı yaşanırken, AKP iktidarı eğitim, sağlık, asgari ücret, emekli maaşları kısaca sosyal devlet olmak ve insanca yaşamak için gerekli olan para ve harcamalar için 'ödenek yok' derken 2 günlük toplantı için yaklaşık 12 milyarlık devasa para harcadı.
Kimin parasından? Senin, benim, milletin parandan.
Niçin? İtibardan tasarruf etmemek için.
2. Abdülhamit
Osmanlı borca batmıştı. Üretimi, sanayisi ve parası tamamen İngiliz ve Fransızların elindeydi Padişah, halkın elindekini de vergi adı altında alıyordu.
93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başlamıştı. Osmanlı hem sahada hem de Ayastefanos Antlaşmasının ağır şartları ile masada ağır bir yenilgi almıştı. Ruslar, İstanbul-Yeşilköy'e kadar gelip 'anıt' bile yaptılar. Tahta 2. Abdülhamit oturuyordu.
Açlık, sefalet, hüzün her tarafta. İstanbul sokakları Rus işgalinden kaçan on binlerce mülteciyle dolu. Ama 2.........
