Sofya-İstanbul: Sanat Köprüsü
Sofya ve İstanbul, geçmişten gelen ilişkilerle birbirine bağlı olan şehirlerdendir.İstiklal Sanat Galerisi’nde buluştuğum “Sofya–İstanbul: Sanat Köprüsü” sergisi bana biraz da bu görünmez bağın peşinden gitme fırsatı verdi.
***Bir sergiyi ziyaret edip de bir tuvalin önünde durduğunuzda, yüzeyinde yalnızca sanatçının fırça darbelerini ve renkleri görmezsiniz.Bir zamanın izini görürsünüz…İşte bundandır sanatçının, insanları birbirine yaklaştırması.
***“Sofya–İstanbul: Sanat Köprüsü” sergisi de şehirler ve kültürler arasında bir köprü oluşturuyor.“Köprü” sözcüğünü duyduğumuzda aklımıza iki ayrı kıyı gelir. Ama biraz düşününce bunun o kadar da doğru olmadığını anlarız. Çünkü Balkanlar ile Anadolu hiçbir zaman birbirinden bütünüyle kopuk iki dünya olmadı.İnsanlar geçti bu yollardan.Kervanlar geçti.Göçler geçti.Savaşlar geçti.Diller birbirine karıştı.Mutfaklar birbirinden izler aldı.Müzikler birbirinin ezgilerini taşıdı.Ve insanlar, yaşadıkları yerleri arkalarında bıraksalar bile şehirlerini içlerinde taşımaya devam ettiler.Serginin kavramsal merkezine “bellek” kavramının yerleştirilmiş olması da bu yüzden çok anlamlı.
***Sanatın en güçlü taraflarından biri, unutmamıza izin vermemesidir.Tarih büyük olayların peşinden giderken, sanat insanların hikâyelerini saklar.Örneğin, göç, tarih alanında, bir tarih ve rakamdan ibaret olabilir. Ancak sanatta o göçün içinde bir annenin yüzü, bir çocuğun hüznü vardır.Ve belki de bir daha hiç dönülmeyen bir sokağın görüntüsü vardır.
***“Sofya–İstanbul: Sanat Köprüsü” projesinin ilk ayağı 2025........
